Herkese merhaba yine bir #okudumbitti ile geldim bu sefer mesleğimin derin tenkitini içeren bir roman bırakacağım…
Biraz da konuşacağım başlamadan ilk sayfalarda bu ne saçma kurgu ya böyle hangi öğretmen böyle davranabilir dedim durdum ilerledikçe biraz yüzleşmeler yaşadım .
Yine de umarım kurguda abartıdır dedim okurken…
Pınar öğretmenimi öldürdüm diye başlıyor romana aha noluyor falan derken bunun sadece Pınar’ın hayali olduğunu anlıyoruz orada bile diyoruz aslında senin sorunun neydi de çözemediler ?
Diğerlerinden farklı diye maruz kaldıklarını okudukça ben bela okudum açıkçası üstüne basa basa söylüyorum öğretmen olarak.
Ayrıca Pınar’ın farkı disleksi arkadaşlar…
Sonraki sayfalarda Pınar’ın maruz kaldıklarına maruz bırakmadığı meslek hayatına da şahit olmak mümkün.
Yine böyle tam okuma zevkinin doruklarında İsimsizler’i görmek yordu beni ama yanlış anlaşılmasın yoran kitap değil konuydu.
Pınar’ın meslek hayatı zorluklara göğüs germesi vs çok güzeldi ama okuyan her arkadaşım anlayacaktır ki maalesef kurgunun çok ötesine gidemeyecek olaylar arka arkayaydı.
Belki ilk defa bu kadar öğretmenliği tenkit eden bir roman okuduğumdan belki benzer şeyleri ucundan kıyından yaşadığımdan arada bıraktı beni…
Diyemem ki çok sevdim ya da hiç sevmedim,eminim ki Nebat Hanım’da sevilsin diye yazmadı ve yine eminim ki kurguda erimiş çoğu gerçek beni yordu…
Her Ay Okuyanlar Kulübü ile okumaya değer bir kitabı bırakıyorum sizlere kitapla kalın…
Herkese merhaba arkadaşlar sizlere yine keyifle okuduğum bir kitapla geldim.
İlk sayfalarda kitabın adı nereden geldi diye bayağı meraklandım şimdi sizlere anlatırken sizde meraklanacaksınız diye önden bildirmek istedim.
İlk olarak Leyla ile başlıyoruz okumaya evin en küçüğü ama en hor görüleni en itilip kakılanı. Tek zevki pencereden mavi gökyüzünü izlemekken bir de köyden kente göç ekleniyor serüvenine. Her şey güzel olacak derken yeni evinde gökyüzünü bile göremiyor Leyla…
Hatta okul çağında abisine yeterken ona yetmeyen paraya, bir önlüğün çök görülmesine bile şahit oluyor okuyan gözlerimiz…
Bir yandan da kurulan dostluklara mesela Zühre’ye küçücük kalplerinde kocaman sevgi barındıran çocuklara…
Bir de Leyla’nın duvar arkadaşına…
İşte kitaba ismini veren arkadaş.
Kendi kocaman ama saati 5 yaşına takılmış sorumsuz bir annenin sorunu ile o lakabı almış bir de dayaklar kötü davranılmalar cabası Yaşar’a…
Günlük hayatta böyle sıkışıp kalmış nicelerine…