ᴀʟᴛıɴᴄı ᴇᴠʀᴇ
Herkese kucak dolusu sevgiler.
Bugün sizlere merak ederek okuduğum bir kitap ile geldim.
Bu kitap, geçtiğimiz yıllarda dünyaca yaşamış olduğumuz korona virüsünü , tekrar tekrar hatırlattı...
Evet bu roman , korona virüsü değil ama farklı bir salgın hastalığın oluşumunu ve sürecini konu alıyor...
Olay örgüsü, büyük bir felaketin , bulaşıcı bir salgının gölgesinde geçiyor ...
Anlatım durağan ve soğuk ama bilimsel detaylarla desteklenmiş, hem fiziksel hem psikolojik olarak.
Betimlemeleri öyle gerçek ki, okurken hissediyorsun çünkü sende yaşadın...
Yavaş ilerleyen ama derin bir anlatım var olaylardan çok o atmosferin ve duygunun ağırlığı üzerine kurulu.
Hayatta kalma içgüdüsü ve insan dayanışması en yüksek seviyede işlenmiş.
Doğa, insanlık, suçluluk ve sorumluluk kavramlarını da ele alarak , bilim insanları,politikacılar ve bürokratlar ile felaket karşısında sistemin acizliğini, çıkar ilişkilerini ve insan hayatının değersizleşmesini güzel ifade etmiş...
Bilimsel gerçekliklerle insan dramını harmanlayan,yalnızca bir kurgu değil, aynı zamanda bir uyarı niteliğinde kitap...
Grönland’ın bir köyünde yaşayan on yaşındaki Aleq ve Malik, maden bölgesine izinsiz girerler.
İki yakın arkadaşın maden bölgesinden köylerine taşıdıkları, donmuş permafrost tabakasında gizlenmiş ölümcül bir virüstür...
Köy halkı bu virüse yakalanırken, aynı zamanda maden işçileri de ; yolculukları boyunca havaalanı, cafe, tuvaletler, masalar yani temas ettikleri her bir alanda virüs bırakırlar ve onlardan sonra gelen sağlıklı insanlarda bu virüsün taşıyıcısı olur... Ölümlerin durmak bilmediği bu felakette sadece Aleq hayatta sağ kalmıştır ve karantinaya alınmıştır...
Bu salgın romanında eksik parçaları siz tamamlayacaksınız...