Habl-i verid; insanın beynine kan taşıyan ve hayati önem taşıyan ana damarlardır. Onların işlevsiz hale gelmesi halinde, beyin fonksiyonlarını tamamen kaybeder, hayat durur. Tabii ki bu mesaj, yakınlığın odağındaki varlık olan insanadır. Bu itibarla habl-i veridsiz yaşayamayan insanın, kendisini uzak hissettiği Rahman'dan yoksun olarak yaşamasıda düşünülemez.
Ölüm, içinde yaşadığımız şu hayat için bir son, edebî hayat olan ahiret için ise bir başlangıçtır. Ölüme ve sonrasına ahirete göçeceğimize inancımız olmasına rağmen çoğu kez o ölümü adım adım, an be an yaklaştığımızın şuurundan gaflete düşenlerimiz olmaktadır.
Dünyadayken hayatı ve dini konuları ciddiye almayıp, bunları birer oyun ve eğlenceden ibaret gören, dünyanın aldatıcılığına kapılarak, asıl sorumlu oldukları konulara kulak tıkayıp ahireti ve Allah'a hesap vermeyi unutanlar, ilâhi rahmetin tecelli edeceği gün unutulmuş muamelesi göreceklerdir.