Bu kâinatın bir sakini olarak hakikatın peşinde, doğruyu arayış halinde her gün değişen gelişen bir bilince sahip olmak için okuyorum. Okudukça merakım ve mücadelem artıyor.
Fiziksel yakınlıkla yetinen çoğunluk, galiba psikolojik yakınlığın tadını pek fazla bilmiyor. Fiziksel yakınlık onlara yetiyor; dostları tarafından derinden anlaşılma ihtiyacı duymuyorlar.
Derin düşünen ve zeki olan insanların hep mutsuzluğa hapsolacağı düşünülür. Oysa zekâ adaptasyon gücüdür. Hayal kırıklığı, mutsuzluk gibi durumlar zekâdan değil, sabit beklentilerin, dar bakış açılarının gerçekle bağdaşmamasındadır.
Meselelere yukardan bakmayı bildikten sonra dünya gibi gezegenler insana çok küçük görünür. Newton da, 'Başkalarından daha ilerisini görebiliyorsam, bunu, devlerin sırtına çıkmama borçluyum,' demiştir.