Orhan Özçelik

Orhan Özçelik
@Kendinceozgur
Acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yalnızlıklarımızdı..
Son Ada
8/10
·196 syf.··
2021 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2021 18:32
“Zaten bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.” Sanırım Zülfü Livaneli’nin hiçbir kitabı için “kötü olmuş, bunu sevmedim” diyemeyeceğim. ‘Son Ada’ kitabı da okuduğum diğer kitapları gibi insanın en derinlerine işliyor ve bir şeyleri otomatik olarak sorgulatıyor. Kendisinin de “En politik kitabım” olarak bahsettiği bu kitabında, insanoğluna dair birçok çelişkiye yer veriyor. Sadece siyasi yönden incelenmemesi de gerekiyor tabii, insanların iyilik ve kötülük kavramlarını nasıl doldurduğunu, aslında iyilik ve kötülüğün şartlara göre şekillenebildiğini de çok güzel şekilde işlemiş. Her insan, içinde kötülükle mi doğar yoksa bunu zamanla mı öğrenir? Tartışılacak bir konu fakat bir insan gerçekten saf iyiliği taşıyorsa hiçbir koşulda kötüye boyun eğmeyecektir. Kitabın içinde çok sevdiğim iki kitabı çağrıştıran olaylarla karşılaştım, toplumun/topluluğun kendi elleriyle, kendi oylarıyla göz göre göre kendi hayatlarını zindana çevirecek otorite güce diktatörlük vermesi ‘Hayvan Çiftliği’ kitabını, herkesin iyi geçinirken kendisini kurtarıcı ilan eden, hiçbir sorun yokken hayali sorunlar çıkaran bir kişiye uyup, asla yapmayacakları şeyleri kabul ederek vahşileşmesi de ‘Sineklerin Tanrısı’ kitabını anımsattı. Tabii ki Livaneli’nin kalemi çok başka ve bu kitaplardan kendi hikayesini ayıracak kadar usta bir yazar… Hayal etmesi bile çok güzel bir ütopyada başlayan hikaye, insan hırsının doymak bilmez açgözlülüğü ile adeta cehennemi aratmayacak bir distopyaya dönüşüyor. İçinde mutlu insanların, doğa ile, hayvanlar ile, kavgasız gürültüsüz yaşadığı, çok güzel cennet parçası bir ada vardır ve o adaya bir gün büyük bir siyasetçi gelir… Gerisini tahmin etmek çok da zor olmasa gerek ama yine de hikayeyi yazardan dinlemek çok daha iyi olacak… Herkese iyi okumalar…
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·520 syf.··
2021 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2021 23:57
Martin Eden, uzun zamandır karşılaştığım en iyi karakter ve kesinlikle en iyi arkadaş... Jack London’ın yarı otobiyografik romanı olan bu eseri okurken sadece kitabın baş karakteri Martin Eden’ı değil, aynı zamanda yazarın hayatından bazı kesitleri, olayları da kitapta karakter üzerinden görmüş oluyoruz. İş Bankası çevirisinde çevirmen, kitap içinde önemli yerlerde son notlar koyarak yazar ile karakterin hayatlarının kesiştiği yerlere dikkat çekiyor, okuyacaksanız mutlaka İş Bankasından okumanızı tavsiye ederim. Gemilerde çalışan, kaba saba, eğitim almamış, pek görgüsü olmayan Martin Eden, bir gün kavga eden kalabalık arasından Arthur adında bir genci kurtarır. Arthur, kurtarıcısı Eden’ı evine yemeğe davet eder. Eden hayatında ilk defa böyle insanların arasına, böyle bir evin içine girer ve önceleri efendileriymiş gibi baktığı bu burjuva takımının içinde ne yapacağını, nasıl konuşacağını bir türlü kestiremez aynı zamanda hayatını kurtardığı gencin ablasına da o akşam yemekte aşık olur. Aşkı ve hırsı sayesinde kitaplara gömülen Eden, kendini değiştirmek, kalıbının dışına çıkmak, kendini bu burjuva topluluğuna kabul ettirmek için çok çabalar ve sonunda bunu başarır. Bu başarı yolunda çok kez ne yapacağını, nasıl yapacağını bilemez ve bir şekilde kendini şekillendirmenin yolunu bulur. Artık düşünceleri, konuşması, giyinişi eskisi gibi değildir ama hala hayatının aşkıyla evlenebilmesi için büyük bir engel vardır; düzenli bir iş. Kendisinin çok büyük bir yazar olacağını söyleyen Martin, bunu kimseye inandıramaz. Ailesi, sevgilisi ve etrafındaki diğer tüm kişiler Martin’in bu hayal dünyasından kurtulmasını, düzenli bir işe başlamasını önerir ama o ne zorlukla karşılaşırsa karşılaşsın bunun bir hayal olmadığını, bir gün hedefine ulaşacağını bilir. Gece gündüz dinlemeden,
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma
Puan vermedi·330 syf.··
2021 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2021 17:23
Yine Livaneli, yine şaşkınlık içinde bırakan bir eser... Kitabın bazı yerleri her ne kadar sıkıcı gibi gelse de, okuyan kişi elinden bırakmak istemiyor. Öyle bir eser, öyle bir hikaye ki insan nasıl anlatacağını bilmiyor. İnsanlardan uzaklaşmak için sessiz bir balıkçı köyünde yaşamaya başlayan emekli bir mühendis, kaldığı köyde bir cinayet işlenmesi üzerine şüpheli konuma düşüyor. Olayı tüm basının merak etmesi üzerine köye birçok gazeteci geliyor ve emekli mühendis Ahmet bey, kendi ile röportaj yapmak isteyen genç bir gazeteci ile yakınlaşıyor. Kitap hakkında çok fazla bir şey anlatamamak üzse de, devam edersem tadını kaçıracağımı düşünüyorum. Kitabın sonuna kadar bir kitap, kitabın son 15 sayfasında, “KARAR” yazan başlıkla başlayan ve mahkeme kararınının yer aldığı bölümde çok farklı bir kitap okuyorsunuz. O 15 sayfalık bölüm tüm kitabı tamamen değiştiriyor ve okunan her yeri bir daha zihninizden geçirmeniz için sizi zorluyor. Kesinlikle okunmasını düşündüğüm bu kitabı, okumak isteyen herkese tavsiye ediyorum. “Her insan bedeninin çürüyeceğini bilir ve bundan korkar ama çoğu insanın ruhu gövdesinden önce çürür; nedense bundan kimse korkmaz!” İyi okumalar.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,6bin okunma
8/10
·192 syf.··
2021 5. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2021 21:09
Yaklaşık 15 yıl önce ortaokulda Edebiyat öğretmenim bu kitabı okumam için ödev vermişti. Kitabı almıştım ama hiçbir sayfasını açtım mı yoksa başlayıp bıraktım mı hatırlamıyorum ama okumadığımdan eminim. Bugün tekrar başladım, biraz önce bitirdim ve aklıma bir soru takıldı; ben bu kitabı 15 yılda mı okumuş oldum yoksa bir gün içinde mi? :) Eminim o zaman okusam, bu kadar şey çıkaramazdım kitaptan. Yazarın en çok satan kitabı olması yanı sıra dünyada da çok satanlar arasında olan bu eser, mistik bir yolculuğu anlatıyor. Bana en sevdiğim kitap olan “Şeker Portakalı” kıvamında bir tat verdi. “Kapatayım artık yarın devam ederim” desem de bir türlü kapatamadım ve sonunu çok merak ettiğimden kafamı kaldıramadım. Ailesinin bir din adamı olmasını istediği Santiago, belli bir eğitim aldıktan sonra okulu bırakır ve ailesine farklı diyarları gezmek istediğini söyler, bunun üzerine babası bu isteği için parası olması gerektiğini, sadece parası olanların ve çobanların gezebildiğini söyler. Çok parası olmayan Santiago çoban olmaya, koyunlarını diyar diyar gezdirip otlatmaya karar verir ve kendi mistik yolculuğuna bu şekilde başlar. Kişisel Menkıbesinin peşinden giden çoban, yolda binbir türlü olayla ve yeni kişiyle karşılaşır. Aşk’ı da yaşar, ihaneti de, dayak da yer, ölümle burun buruna da gelir ve sonunda yolculuğunu kendi içinde sonlandırır. Artık o kalbiyle ve Evren’in Ruh’uyla bir olmuştur... Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri diyebilirim, okumak isteyen herkese tavsiye ederim. “Bir şey istediğin zaman, bütün Evren arzunun gerçekleşmesi için işbirliği yapar.” İyi okumalar.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,7bin okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2021 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2021 23:59
1774 yılında kitap yazıldığında Goethe daha 25 yaşındaydı ve bu eseri iki hafta gibi kısa bir sürede yazmış. Onu şöhrete ulaştıran bu kitap yayımlandıktan sonra Almanya’da birçok genci intihara sürüklemiş, öyle ki kitap bir zamanlar yasaklanmış bile... İlk defa Goethe okumama rağmen etkilendiğimi rahatlıkla söyleyebilirim, belki de en etkileyici kitabını okumuş olabilirim bilmiyorum. Kitabın içeriği etkilediği kadar hikayesi de bir ayrı yer etti içimde. Yazar kendi yaşadığı aşk ile arkadaşı Wilhelm’e intihar ettiren imkansız bir aşkı harmanlayıp kitapta kahramanımız Werther ile birleştiriyor ve ortaya bu muhteşem eser çıkıyor. Yaşı daha genç olan Werther, gittiği bir kasabada nişanlı bir kadına, Lotte’ye aşık oluyor. Hemen her anını yakın arkadaşı Wilhelm’e mektup aracılığıyla bildiren Werther, içindeki acıyı, aşkını ve hatta intiharı düşündüğünü bile mektuplarında yazıyor. Eser sürekli mektuplar üzerinden gittiğinden dolayı kahramanımızın iç dünyasını ve çektiği acıları açık bir şekilde görebiliyoruz. Her ne kadar Lotte’ye olan aşkı etik kurallar çerçevesinde olmasa da, okur, kitabı okuyunca bazen bu imkansız aşkın gerçekleşmesini istiyor. Spoiler vermemek için çok fazla yazmayacağım, okumak isteyen herkese tavsiye ederim. “Mutlu edemediğimiz mutlu insanlar görüyoruz, dayanılmaz olan bu.” İyi okumalar.
Genç Werther’in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2019150,1bin okunma