M. Cem Tosyalı

M. Cem Tosyalı
@Kendiyazan
Zaman silmiyor hiçbir günahı Yaşadım biliyorum...
"Pipi sütü istemiyorum(z)!!!" Öncelikle başlığı merak ediyorsunuzdur. Bu cümle 4 yaşında bir kızın, ablasının öğretmenine kurduğu cümle. Olayı kısaca özetleyeyim size. "-Sana dondurma almamı ister misin? +İstemem. - Aaa yemek de yemek istemiyorsun! Hasta mı ol­dun sen birtanem? +Yemek yemek istiyorum. Dondurma istemiyorum. Onun içinde süt var. Süt istemiyorum. - Hay Allah! Çok severdin sen dondurmayı? Hmm çilekli süt ala­lım o zaman? +Ben çilekli süt istiyorum. İneğin sütünü istiyorum... Pipi sütü istemiyorum!" Evet yanlış tahmin etmediniz. Çocuk dedesi tarafından tecavüze uğruyor. İnsan donup kalıyor. İster kitabı okurken isterse de o çocukları düşünürken bir şey yapamıyorsun. Elinden hiçbir şey gelmiyor sadece okuyorsun. Okuduğun halde donup kalıyorsun. Peki o çocuklar, bunu yaşayanlar neler yaptı diyorsun kendi kendine. İnsan en yakınına güvenemeyecekse kime güvenecek? Çocukları büyütürken yabancının yanına gitmeyin, yabancılardan çikolata almayın, onlardan uzak durun diyoruz. Ama bu kitapta bir amca kendi yeğenine çikolata vereceğim diyerek istismarda bulunuyor. Babalar, abiler, kardeşler(!)... Kitabı okumak benim için hiç kolay olmadı. Bu boyutta kitapları genelde iki üç güne bitiriyordum ama bu kitap 1 hafta sürdü. Devam edemiyordum yarım bırakıp biraz kafamı toparlamaya çalışıyordum. Kitap Büşra'nın konuşması ile başlıyor sonra bir mağdurun veda mektubu ile devam ediyor. Sonra da Büşra'nın şehirlerde mağdurlarla, psikologlarla, öğretmenlerle, avukatlarla yaptığı görüşmeler. En sondaysa anket çalışması. Emek kokan bir kitap. Kitabın sonunda bir mağdur "anlatayım da başkaları bunu yaşamazsın" dedi. İşte bunun için verilen bir emek var. Neden çocukları seçiyorlar peki? Çünkü çocuklar konuşamaz zannediyorlar. Kimseye söyleyemez, daha küçük koruyamaz kendini. Ama
Reklam
"Yaşayıp bitirdiği her günün, tutulmaz bir kuş olup uçtuğuna, yavaş yavaş gözden silinip bir küçük kara noktaya dönüştüğüne karar verdi. Gözünü yumduğunda her yanı saran karanlığın, bu küçük kara noktalardan oluştuğunu keşfetti..."
Eşit eğitim hakkı 1924 Eşit birey hakkı 1926 Eşit seçme seçilme hakkı 1934 Kadın erkek eşitliği fıtrata ters kürtaj olma sezaryen yaptırma en az üç doğur hamileysen sokağa çıkma kahkaha atma bankta kızlı erkekli oturma talibin çıkarsa seçici olma haddini bil itaat et okuma düşünme sus! Yıl 2015
"Aşk öyle garip bir gurbet ki ne gülersin gönlünce, ne ağlarsın hasretince.."
Reklam