Adam elinde bir bıçak ile camiye girer:
“Ey cemaat içinizde Müslüman olan var mı?” diye bağırır. Herkes susar. Ancak yaşlı bir amca kalkar “Ben varım” der.
Bıçaklı adam amcaya: "Bir dakika dışarı gelir misin?" diyerek koluna girer camiden çıkarlar. Biraz ötede bağlı bir koyunun yanına gidip:
“Amca bu kurbanı kesmeme yardımcı olur musun, İslami, kurallara uygun keselim” der. Amca koyunu kesmeye başlar. Yaşlılık bu ya her taraf kan olur.
Amca: “Oğlum yoruldum camiye git başka birini bul” der. Adam elinde kanlı bıçağı ile camiye girerek bağırır.
“İçinizde başka bir Müslüman var mı ?”
Yaşlı amcayı götürüp kestiğini zanneden cemaat ses çıkarmaz, ama topluca dönüp imama bakarlar.
İmam: “Ne bakıyorsunuz ULANNN, iki rekat namaz kıldırdıkdiye Müslüman mı olduk!” der.
Bir şeyin var olmadığını çelişkiye düşmeden nasıl söyleyebiliriz? Örneğin bir ateist "Tanrı yoktur" dediğinde ne üzerine bir şey söylemiş olur? Bir şeyin var olmadığını söyleyebilmek için önce o şeyi adlandırmak gerekiyorsa, ad verdiğimiz bu şeyin var olmadığını söylediğimizde çelişkiye düşmüş olmaz mıyız?
Fyodor Dostoyevski’nin 1866 yılında kaleme aldığı “Suç ve Ceza” isimli yapıtı bugün hala okunmakta ve tavsiye edilmektedir. Kitabı okuduktan sonra anlıyoruz ki, gerçekten de neredeyse yüz elli yıllık geçmişinde hakkında söylenen bütün övgü sözcüklerini fazlasıyla hak etmiştir Dostoyevski. İnsanı insana yani bizi yine kendimize anlatan ve bunu da çok iyi yapan bir başyapıt “Suç ve Ceza”.
Sürekli kendisiyle çelişen, sefil bir adamın iç hesaplaşmasını, toplumun yararı için kanun ve kuralların yok sayılabileceği düşüncesiyle, toplum içinde bir parazit olarak gördüğü tefeci kadını öldürmesini anlatır. Raskolnikov tefeci kadının kafasına baltayı indirdiği andan itibaren acı çekmeye başlamıştır. Raskolnikov'un ikilemleri ve iç çatışmalarından yola çıkılarak insanoğlunun toplumsal, ahlaki ve dini değerleri de sorgulanır.
Ne söylenebilir ki? Böyle bir eser hakkında öyle uzun uzadıya yorum yapmak kesinlikle haddim değil. Dostoyevski yazmış ben ne diyeyim. Kendi adıma söylüyorum, beni sarsan birkaç kitaptan biri olduğunu söyleyebilirim. Suç ve ceza mutlaka okunmalı ve Raskolnikov mutlaka tanınmalıdır.