"Küçük şehir
devletlerine yayılan Yunan siyasi-toplumsal yapısı, Yunan
olmayanları barbar kabul ediyor ve doğal kölelik fikrini
benimsiyordu. Aristokratların yönetici olduğu Yunan siyasi
modeli, bir "seçkinler cumhuriyeti" idi."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
""Batı" kelimesine baktığımızda farklı birtakım sorunlarla
karşılaşıyoruz. Öncelikle kelimenin modern zamanlarla
yaşıt olduğunu ifade edelim. Her ne kadar "Occident"
(Batı) kelimesi "güneşin battığı yer" anlamında Avrupa dillerinde
xıv. yüzyıldan beri kullanılıyorsa da, kelimenin modern
manasını XVIII. yüzyıldan itibaren kazanmaya başladığını
görüyoruz. Öte yandan "Occident" kelimesinin ifade
ettiği coğrafi Batı, "Asya'nın batısı" anlamını da taşıyor.
Orta Çağlarda Avrupa kendisini "Asya'nın batısı" olarak
görmekteydi. Bu manada Batı diye müstakil bir coğrafyadan
bahsetmek mümkün değil. Merkezde Asya var. Batı
(Avrupa). Asya'nın batı ucuna tekabül ediyor. Bugün bu Asya
merkezli dünya haritası fikri yeniden canlanma emareleri
gösteriyor ama Avrupa-merkezli tarih ve coğrafya algısı
hakimiyetini koruyor."
"Yerli bir eşin bir diğer avantajı da beyaz adamı daha popüler hale
getirmesiydi. Yerel halk onun kendi zenginliklerini çalmasından
korkmayacaktı. Ayrıca reel politikten kaynaklanan nedenler de
vardı: "Büyük siyahi şeflerle yapılan antlaşmaların pek çoğunun
beyaz bir adamın onların kızlarından birisiyle evlenmesi halinde
onaylandığı unutulmamalıdır". İttifakın kalıcı olduğuna ilişkin
hiçbir ima bulunmasa da ("Fransa'ya döndüğünde görevli, genç
kadını döner dönmez bir koca bulacağı bir armağanla ödüllendirip
ailesine geri gönderecektir"), bu tür evliliklerin öngörülebilir
sonuçları bulunuyordu. Fransız hükümeti bu evliliklerin sonucu
olarak karma ırktan çocuklar için iki okulu finanse ederek, akıllı
doktorun söylediği gibi "Batı Afrika'yı en kolay şekilde Fransızlaştıracağımız
melez ırklar" yaratacaktı."
"Paris'teki yetkililer Batı Afrika sömürgelerindeki
problemle başa çıkmanın en kolay ve en sağlıklı yolunun,
yerel kadınlarla geçici evliliğe memurlarını teşvik etmek olduğu
sonucuna varmıştı"