Nasıl başlasam nerden başlasam bilmiyorum.Bugün kütüphanede elimin altında ki bir kitaptı bi başladım okumaya daha 3 mart olmadan bitti.
Peyami SAFA, oda kemik veremiydi ve kitapta duygularını okuduğumuz ama adını bilmediğimiz kişide...Bu kitap otobiyografi olarak psikolojik bir eser olarak kabul edilmiştir.Peyami Safa aslında kendi hissettiği acıları birebir aktarmış.
Hastahane odaları tasavvuru, koridorlarda ki sesler, yanlızlığının göstergesi olan mavi duvarlar, bazen nüzhetin sesi ve görüntüsü anımsamalarını okadar güzel aktarmış ki sanki kendi kalbimi kenara koymuşum da onun kalbimi takmışım okurken gibi hissettim.
Son olarak diyorum ki bu kitabı iyi ki şuan bugün okumuşum iyi kii...
Beş dakika sonra hastahaneden çıkıyorum.Son not.Bu odada başkaları inleyecekler.Onları şimdiden iyi tanıyorum.Üstümden çıkarıp yatağa attığım robdöşambr içinde, ebediyen aynı insan bulunacak:Hasta.
Denizde, dalgalar arasında boğulacağını anladıktan sonra hiçbir hareket yapmayarak kendilerini suya salıverenler ve felâketi bir an evvel isteyenler gibi kendimi bırakmıştım.Bir şey ümit etmemenin rahatlığından başka barınacak ruhî bir köşem kalmamıştı...