Öyle bir yaşta idim ve öyle bir mizaçta idim ve çocukluğumda o kadar az oyun oynamıştım ve aldatmasını o kadar az öğrenmiştim ki, yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu; ve bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyanın bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşırıyordum.
Kitabı bitirdim.Gayat uslüp olarak sade akıcı bir kitap hani 2 günde biter belki bir gün.Kitap kurgusu muazzam ölçüde cidden lafımız yok.
Ama öyle önemli bir sorun var ki onu bir türlü hala atlatamadığımızı gördüm bu kitabı okurken.
Sevgili Peygamberimiz kadına değer vermiştir.Hz. Ali Peygamberimize Hz.Fatıma ile evlenmek istediğini beyan ettiğinde Peygamberimiz kızına sormuştur.Evlenmek istermisin diye..Bunu gözardı edip kadını bir eşya gibi kendinden yaşça büyük biriyle evlendirmek o dönemde demek ki varmış..Yazık dinimizi hep yanlış anlamışız.Hep eksik kalmışız...
Fitnat Hanım, Serfiraz'ın bu sualine cevap olarak sırrını açığa vuracak oldu.Çünkü, insanın bir derdi olduğu zaman sanki dermanını, çaresini bulacak gibi kime rastlarsa hepsine derdini söylemek ister.
...Fakat kardeşi de beni sevecek mi acaba?Ah şüphem yok ki o da beni sevecek..."Gönülden gönüle yol vardır" derler.Ben onu bu kadar seviyorum da o beni niçin sevmeyecek? Elbette sevecek...