Bazen düşünürüm, ne kadar garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?
Ah şu selamlaşmalar... İnsanoğlunun birbirini tanıyarak, arayarak, sorarak, Allah'ın selamını alarak ve vererek hareket etmesi... Şu zamanda bile kalbe ılık bir güven veren, hiçbiri gelişigüzel olmayan insan selamlaşmaları... Yorgun gezegende manevi gülücükler... Acıyı, ölümü korkunç olmaktan çıkaran insan dayanışması... Hatır saymak, hatır sormak...
Hiç kimsenin kimseyi düşünmediği, herkesin selamı ve teşekkürü çoktan unuttuğu bir dünyada, şükürsüz, duvar yüzlü, yitik insanlara karşılıksız iyilikte bulunmak, hayırda kendi kendiyle yarışmak, ona ayrı bir zevk veriyordu.