"Hayat kötü hatıraları uzatmakla değil, aksine bitirmekle anlam kazanır.Bundan böyle geçmişimle boğuşmam,kaçmam ya da kovalamam gerekmiyor.Çünkü önümde yeni bir hayat var ve iyileşen ruhumla yapışmalıyım her anına.Hem de bu anın tek bir an olduğu bilinciyle..."
Sinan Akyüz ve Ben,Amir; kitabı kaç kere elimden bırakıp nefes alma ihtiyacı hissettim bilmiyorum. Roman deyip geçemiyoruz bazı şeyleri. Biliyoruz ki bunlar yaşandı hem de çok değil 30 yıl önce ve birçoğumuz da şahit oldu bu katliama. Bosna Savaşı'na, Sırpların zulmüne. Kalbim acıdı,ruhum sanki o kadınlarla beraber yerle bir oldu.
İnsan nefes almaktan utanır mı? Ben utandım bu kitabı okurken. Hele aynı şeylerin ve daha fazlasının şu an Filistin'de yaşandığına şahit olurken Avrupa'ya, bu zulme göz yumanlara, o zaman da sustukları gibi şimdi de susanlara lanet ettim. Yazıklar olsun masumların,çocukların, kadınların katledilmesine,tecavüz edilmelerine sessiz kalıp izleyen tüm insanlara, tüm dünyaya...
Bu kez keyif aldım diyemeyeceğim. Bu katliamı yaşayanlardan okurken, insanım diyen kim keyif alabilir ki?