Ayşe

Ayşe
@Keyfi_Kitap
Kitap sever ,dünyası kitaplar ve ailesi olan, evli,mutlu,çocuklu bir garip yolcu️‍‍‍... Mottom: Okumak Özgürlüktür...
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2022 68. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2022 10:20
Şermin Yaşar yazar da kötü olur mu hiç o kitap? Yine kah güldüren kah hüzünlendiren 12 Hikaye ile buluşturmuş bizi. Kalk Yerine Yat derken herkes olmasını gerektiği ve zamanı gelince yerlerini buldugunu anlatmış bize. Kitap, yasadıklarının isminden kaynaklı oldugunu düşünen ve değiştirince kurtulacagını düşünen bir kadından,kendi benliğini çöplükte arayan bir adamdan,sessizliğin en büyük yoldaşı kabul eden bir güvenlikçiden, kendine özgü karakterlere sahip 12 farklı kişi ve kişilerden bahsediyor. Hepsi de bizden hikayeler. Bazen bu olay ne kadar tanıdık, ben de böyle bir şey yaşamıştım diyebilecegimiz konular. En sevdiğim hikayeleri; Nokta nokta Gül, Çöp, Nuri Banyoda ve Orta Refüj oldu. Özellikle Nuri Banyoda'yı okudugumda oh olsun demedim desem yalan olurdu. Herkesin kendi yerlerine yatması dileğiyle. Keyifli okumalar...
Kalk Yerine YatŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20257,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·546 syf.··
Beğendi
·
2022 67. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2022 09:20
Cemil Meriç ve Kırk Ambar 2 Lehçe-t-ül Hakayık(Hakikatlerin Dili) adının hakkını vermiş ve her şeyi tüm hakikatleri ile ortaya koyan bir kitap olmuş. Okudukça insanın ufkunu açıyor ve iyi ki bu dünyaya Cemil Meriç gibi bir Üstad gelmiş ve biz onu tanıma fırsatı bulmuşuz diyor insan. Cemil Meriç bu kitapta sömürgeciliğin adının zaman içinde değişerek mordernleşme,çağdaslasma olmasını Osmanlı Tarihi'nde yaşananları, batı özentiliğini açıkça anlatıyor bize. Ayrıca savunulan ideolojilerin (Sosyalizm,Marksizm,Nihilizm Varoluşçuluk,Anarşizm, Terörizm) tarihlerini ve savunucularını tanıtıyor ve bu ideolojilerin günümüzde nasıl çarpıklaştırıldıgını gözler önüne seriyor.Bununla birlikte Ali Şeriati, Rodinson,Renan ve Proudhon gibi değerli düşünürleri ve fikirlerini bize ulaştırıyor. İçlerinden en çok Ali Şeriati'yi sevdim. İslam Sosyolojisini insanlara en güzel ve en dogru şekilde tanıtmak, İslâm'ı anlatmak ugruna yasadıkları ve şehid edilişi çok etkiledi beni. Kitabın son bölümünde Kadın Ruhu diyerek kadınlara yer vermesi,kadınların degerinin, toplumun bel kemiği oldugunun vurgulanması bir kadın okuyucu olarak mutlu etti. Kitap Cemil Meriç'le yapılan röportaj ile son buluyor. İnsanlık,toplum,edebiyat hakkında ki düşüncelerini kendi azından soru cevap şeklinde okuyoruz. Ve son cümlesi Üstad'ın "Men sabere zafere" oluyor. Ve diyor ki ZAFER SABREDENLERİNDİR. Sabreden ve şükür eden herkesin emeline ulaşması dileğiyle. Keyifli okumalar...
Kırk Ambar 2: Lehçe-t-ül HakayıkCemil Meriç · İletişim Yayınları · 2024428 okunma
Ah be Erdal Öz neler yaşamışsın ve neler yazmışsın böyle;
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2022 62. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2022 01:38
Gülünün Solduğu Akşam ile tanıdım ilk kez Erdal Öz'ü. Devam kitabı olan bu eserini de seve seve,sindire sindire okudum. Öyle ki bazen dayanamadım konunun tam ortasında kitabı bıraktım,dısarı çıktım, nefes alma ihtiyacı hissettim,boguluyor gibi oldum. Kitap Erdal Öz'ün 1971 ve 1972 yıllarında iki kez tutuklanıp cezaevine girdiğinde yazdığı günlükler,eşine,ailesine ve arkadasına gönderdiği mektupların derlenmesiyle oluşturulmuş. Okudukça o dönemlerin zorluklarına şahit oluyoruz. Kendi hayatıyla birlikte tanık olduklarını okumakta ayrı bir güzeldi. Yeniden Deniz'i, Hüseyin'i ve Yusuf'u okumak, yeni bastan onları tanımak çok etkileyiciydi. Bana göre 12 Mart Askeri Darbesi'nde canı en çok yananlar onlar ve aileri oldu. Hele Yusuf Arslan'ın babası Beşir Amca'yı okurken ağladım resmen. Nasıl dayanmış o koca yürekli adam oğlunun sebepsiz asılışına. Erdal Öz'ün kendi babasının, karısının,küçücük kızının yasadıkları çok üzdü beni. Bununla birlikte bir çok yazarlardan ve kitaplardan bahsediliyor. Bazı kitapların içeriklerine değinilmiş. Merak edip kaydettiğim kitaplar ve yazarlar oldu. En eğlendiğim, okurken tebessüm ettiğim bölümler yazarın ortaokul anıları ve Yaşar Kemal ile olan anısı oldu. Onun dısında kitap hüzün kokuyordu. Sıkılmadan okuyacağınız, acaba sonra ne olmuş diyeceginiz, bazen tüh be yine mi derken bazen de sinirlenip,öfkeleneceğiz, tebessümü az olan bir kitap. Cümlelerime Cemal Süreyya'nın kitaptada yer alan Kars şiirinin son kıtası ile nokta koymak istiyorum. "Nasıl olsa bir gün Döneriz bu yollardan geri Senin elinde bir mendil Öbüründe kuş sesleri." Şimdiden okuyan ve okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim...
Defterimde Kuş SesleriErdal Öz · Can Yayınları · 2018466 okunma
6/10
·112 syf.··
2022 61. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2022 17:57
Samipaşa Sezai'nin ilk ve tek romanı olan Sergüzeşt dil olarak gayet anlaşılır ve akıcı olsa da içerik bakımdan bu kadar çok betimlemelerin olması konu bakımından güzel olan bir eseri okurken sıkılmama,bunalmama neden oldu. Sayfaları atlayarak okumayı sevmediğim halde sayfa atlayıp okumayı düşünmedim değil. Konu bakımdan Kafkaslardan esir alınıp İstanbul'da bir hanıma satılan,oradan tekrar esir tüccarına verilmesi ve yine zengin bir hanıma satılan Dilber'in yaşadıkları ve aşkı anlatılmış. Yazar esasında sınıf farkını, satılan,hor görülen esir kızların yasadıklarını,hayatlarında ki zorlukları anlatmak istemiş olsa da hem ilk kitabın tecrübesizliği hem de yasının genç olmasından dolayı toplasan 30 sayfa ancak olacak kitap betimlemeler ve gereksiz ayrıntılardan dolayı 97 sayfayı bulmuş. Okurken sıkılsamda sonunu merak ettiğim için bitirdim. Şimdiden okuyan ve okuyacak olanlara keyifli okumalar.
SergüzeştSamipaşazade Sezai · İş Bankası Kültür Yayınları · 202356,5bin okunma
8/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2022 60. kitabı
Yaşar Kemal "Ben hep korkudan korktum. Korkudan çok korktum. Roman yazdığım zaman içimde bir korku istemezdim. O yüzden bu kitapta da korkuyu anlattım. Kayseri'de askerlik yaptığım kasabanın üzerinde büyük bir taş vardı ve bütün kasaba bu taşın üzerlerine düşeceğinden korkuyor, düşmesin diye taşı demir zincirlerle bağlıyorlardı. Madem korkuyorsunuz o zaman çekin gidin derdim. Seneler senesi bu korkuyu yazmak istedim." diyor bu eseri için. Yaşar Kemal, Tek Kanatlı Bir Kuş adlı eserini 1969'da yazıyor ama bizlerle 2013'te buluşturuyor. Kitap korku üzerine bir eser olarak tanımlanıyor. İsminden dolayı kitabı yaralı bir kuşun veya aciz, zor durumda bir kişinin hayatı diye düşünürken bir nevi ters köşe gibi oldu benim için. Beklediğimden bambaşka bir konu çıktı karsıma. Postane Müdürü olarak Yokuşlu adında ki bir kasabaya atanan Remzi Tavdemir ve eşi Melek hanımın etrafında dönüyor olaylar. Terk edilen ve neden terk edildiğini kimsenin bilmediği bir kasaba olan Yokuşlu'ya kimse götürmek istemez Remzi Bey ve Melek Hanım'ı. İkisini kasabaya yakın ceviz agaçlarının oraya bırakır minibüs şoförü ve kendi baslarının çaresine bakmasını isterler... Kısacık bir eser başta bombos,adı farklı konusu farklı gelse de derinlemesine inildiginde neden korktuklarını bilmeyen insanların o korkuya körü körüne nasıl bagımlı olduklarını ve ondan etkilenen yabancılarda da aynı etkilerin görüldüğünü anlatıyor. Okurken merak ve keyif aldım. Kitabın ucu acık bırakılmıs. Belki de kendi korkularımızı hatırlamamız, gercekten neden, niçin korktuğumuzu düşünmemiz istenmiştir. Sonuçta herkesin kendisine göre korkuları vardır ve korktuğumuz şeylerden kurtulamıyorsak bir şekilde yaşamasını öğrenmiyor muyuz? Şimdiden okuyan ve okuyacak olanlara keyifli okumalar...
Tek Kanatlı Bir KuşYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201911,2bin okunma