Eyşan Çobanoğlu

Eyşan Çobanoğlu
“İnsanlar biraz çiçeklere benzer. Bazıları hemen açar, bazıları ise doğru zamanı bekler. Ama her çiçeğin güzelliği farklıdır; yeter ki onu koparmadan, sabırla büyümesine izin ver.”
Tıpkı okyanusun ölüleri karaya atması gibi ayna da üzerine yansıyan o görüntüleri geri gönderebilseydi bu iğrenç yer, iğrenç hayaletlerden geçilmezdi.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Paslı çubuklardan o karman çorman mahallenin görüntüleri yerine havası göze çarpıyordu ve göründüğü kadarıyla, Notre-Dame’ın iki büyük kulesinin tepesinin yakınında ya da aşağısında kalan hiçbir yerde sağlıklı bir yaşama ya da umuda dair bir emare yoktu.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Alıntı
Açlık her yerdeydi. Yüksek yüksek binalardan fırlatılmış, sıra sıra asılmış olan sefil kıyafetlerden sarkıyordu; Açlık samanla, paçavrayla, tahta parçaları ve kâğıtla yamanmıştı bunlara; adamın testereyle kestiği her bir odun parçasında gösteriyordu kendini. Açlık tütmeyen bacalardan gözünü dikmiş bakıyor, çöplerinin içinde tek bir yiyecek kırıntısı olmayan, pislik içindeki sokakta kocaman dikiliyordu.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Alıntı
Açgözlülükle fıçı tahtalarına saldıran kana susamışların da ağızlarının kenarında şarap izleri duruyordu hâlâ ve pis bir çuvala benzeyen gecelik külahı neredeyse başından düşecekmiş gibi duran, üstü başı batmış, uzun boylu bir soytarı çamura ve şaraba bulanmış parmağıyla şunu yazmıştı duvara: KAN.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Alıntı
Her insanın bir diğeri için engin bir muamma oluşu, üzerine kafa yorulması gereken şaşırtıcı bir gerçektir.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Alıntı