"Hakk kendini kulun aynasında gördüğü gibi, kul da
kendisini Hakk'ın aynasında görmelidir. Nasıl ki aynadaki
suret bir yandan aynaya bitişik, hatta nerdeyse ayna ile
aynf ve diğer yandan aynadan başka ise, derviş de kemale
erince hem Hak ile aynf, hem de Hak'tan başkadır. İrfan
sahibi olanlar, kendi gerçeğini bilenler, bilgeliğe mazhar
olanlar o marifet makamına ulaştıklarında Cenab-ı Hakk'ı
açıkça görebildiklerinden dolayı artık hiçbir şeyden ürkmez;
her mevcut ile uyuşup uzlaşırlar. Bu makama yükselişten
sonradır ki Hakk'ı Hak ve halkı halk görerek Hak ile
halktan ve halk ile Hak'tan perdelenmezler."
"Avare olduğumuz doğru da aşık olabildik mi Allah bilir!
Sen hem avare, hem aşık olduğuna göre Melamet ehli
de olmalısın; hele buyur bu akşam bizimle konakla!"