Depresyonu ve tükenmişliği bu kadar gerçekçi anlatan en iyi kitaplardan birisi. Spoiler yemiş olmama rağmen özellikle son 80 sayfayı nefesimi tutarak okudum. Okuyun, okutturun.
Herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm, dili ağır olmayan, çerezlik bir kitap. Kitap bir ilkokul öğrencisi olan Enrico’nun bir okul yılını anlatıyor. Yazar, bunu bir günlük şeklinde zaman dilimlerini olaylar bazında anlatmak istemiş. Ana karakterin arkadaşlarına olan hisleri, onları anlatış biçimleri, bu “günlük” içinde kendisine annesi ve babası tarafından verilen öğütler kitaba çok tatlı bir hava katmış.
Çocukken okuduğumuz 5 10 sayfalık masalların derlenmesiyle oluşan masal kitapları gibi kısa hikâyelerin derlenmesiyle oluşmuş bir kitap. Sadece dili ve küfürlü içeriğiyle daha yetişkinlere yönelik diyebilirim. Hayatın içinden, samimi bir kitaptı. Çerezlik, okuması keyifliydi.
Not: Benim okuduğum kitabın ismi " Mahalleden Öyküler, Seks ve Lahmacun" idi :D, esasen bu komik isminden dolayı satın aldım.
Henüz çok klasikler harici ütopya okumadım fakat okuduklarım arasında kendi içinde en tutarlı ve akıcı olan bu kitap oldu. Diğer distopik eserlere bakıldığında; hep bir karamsarlık ve boğucu bir hava oluyor, bu durum şahsen beni de boğuyor. Fakat bu eserdeki evrenin ütopya veya distopya olması bile bakış açınıza göre değişebiliyor ve distopik açıdan bakıldığında bile aslında o kadar da kötü görünmeyebiliyor. Özellikle kitabın sonlarına yaklaşıldığında gelen itiraf kısmı gerçekten çok hoşuma gitti. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
Maalesef hayatımda okuduğum en kötü kitaplardan biriydi, çoğunlukla "Yalnızlık çok kötü bir şeydir."', "Yalnız insan, hasta insandır." gibi yazmış olmak için yazılan cümlelerle doluydu. Açıkçası kitaptan hiçbir şey kazanamadım diyebilirim. Ayrıca kitabın dili de bir orta okul öğrencisinin kompozisyon ödevi gibiydi. Cümlelerin hiçbir derinliği yoktu diyebilirim.