Benim için çok sıkıcı bir kitap idi, hiç bitmeyecek sandım. Tamamiyle budizm öğretilerini empoze etmeye çalışıyor. Kitabı okuyunca sanki bütün rahatlama ve huzur budizm öğretilerinden geçiyor, çok saçma :)
Maalesef ki , başladığım bir kitabı yarım bırakamıyorum.
Ne kadar zor olursa olsun, bitmesi aylar alsa bile biri bitmeden diğerine başlayamamak gibi garip bir huyum var :)
Ama bu kitap sıkılmaktan ziyade beni : "Bir an önce bitsin de kurtulayım." düşüncesine itti.
Kitap tam bir hayal kırıklığı.
384 sayfanın özü belki 50 sayfa bile etmez.
Çok fazla gereksiz cümleler var ve bu durum konu bütünlüğünü oldukça zedelemiş.
Ki konusu göreceli bir kavram fakat bana göre oldukça uygunsuz.
Bir insan bir anda bir çok kişiyi sevebilir, değer verebilir fakat aşk bambaşka bir kavramdır ve olağan değildir.Hem aynı anda, aynı ailede üç kişiye birden duyulacak ve biri de hemcinse olacak.
Yazar bunu nasıl bir düşünce ve amaç ile yazdı bilmiyorum.
Tam bir zaman kaybı, tavsiye etmiyorum.
Tanzimat dönemine ait bu eserin en önemli vurgusu esir hayatı ve sosyal sınıf farklılığıdır.
Şunu anlıyoruz ki o zaman toplumda bulunan bu farklılık şimdilerde yok gibi görünse de (sosyal sınıf farklılığı) hala güncelliğini koruyor.
Dili anlaşılır, anlatılanlar merak uyandırıcı fakat betimlemeler çok uzun olduğundan o kısımlarda biraz sıkıldım diyebilirim.
Okurken yüreğinizi burkacak bir eser.
Keyifli okumalar :)
Kitaba başlarken bu kadar severek okuyacağımı bilemezdim.
Yazarın sade, akıcı bir üslubu var ve yazar dikkatinizi canlı tutabilmek için güncel esprileri de atlamamış.
Bir Müslümanın bilmesi ve düşünmesi gereken yerleri iyice açarak anlatmış.
Risale-i Nur'dan alıntı yapıp bunu açarak anlatması çok hoşuma gitti, zira çoğu insan Risale-i Nurları okumaya başladığı zaman anlayamadığından bahsediyor.
Okumanızı tavsiye ederim, keyifli okumalar :)
O kadar çok bahsedildiğinden midir bilemiyorum.
İnsanlar o kadar abarttı demek ki beklentim çok yüksekti bu kitaba başlarken.
Evet , okunulabilir güzel bir kitap ama abartılacak yanı yok.