''İnsanlığın sonu, diye düşündü Asil. Nerede durması gerektiğini bilememekten gelecek. Sınırın hangi yakasında doğduğunu ve öleceğini bilememekten gelecek, insanlığın sonu.''
“Aşıktı. Hiçbir zaman olmadığı ve olamayacağı kadar. Ancak kadınla arasında bir nefes vardı. Aralarındaki uzaklık bir hayat kadardı. Üzerindeki takım elbisesinin rengi siyahtı ve sabah evden çıkmasının nedeni, aşık olduğu kadının cenazesine katılmaktı.”
''İnsanlığın bin bir çabayla iki bin yılda yarattığı asgari ahlak, elli yılda televizyon tarafından çiğnenmiş ve on yılda internet tarafından yutulmuştu.''
Ama burada gereksiz bir soru soruyordum kendime: "Hangisi daha iyidir, kolay elde edilmiş bir mutluluk mu, yoksa insanı yücelten acılar mı? Evet, hangisi daha iyidir?