Ancak burada şöyle bir sorun ortaya çıkar. Arılar öncellikle erkek sogutlere uçmalı, bunlardan topladığı poleni, dişi ağaçlara taşımalıdır. Eğer tam tersi olursa, döllenme meydana gelmez. Bir ağaç bunu, her iki seks de aynı anda çiçeklenmeliyse nasıl başarır? Bilim insanları, bütün söğütlerin arıları çekmek için albenili bir koku salgıladığını keşfetmişlerdir. Böcekler hedef alana vardıklarında sıra görsel işaretlere gelir. Erkek söğütler çiçekleri için büyük efor harcayarak onları parlak sarı yapar. Bu, arıları öncelikle onların üzerine çeker. Arılar, şekerli nektar öğünlerinin ilkini yedikten sonra oradan ayrılarak dişi ağaçların göze çarpmayan yeşilimsi çiçeklerini ziyaret eder."
Memelilerde bildiğimiz şekliyle kardeşler arasında çiftleşme (yani birbiriyle akraba olan toplumlar arasında üreme) elbette bahsettiğim üç durumda da hâlâ mümkündür. Burada rüzgâr ve arılar eşit derecede devreye girer. Her ikisi de uzun mesafeleri kat ettiği için, en azından ağaçların bazılarının uzak akrabalarından polen almasını garantiler ve böylelikle yerel gen havuzu daima tazelenir. Ancak sadece birkaç ağacın büyüyebildiği, tamamen izole olmuş nadir ağaç türü toplulukları genetik çeşitliliklerini kaybedebilir. Bu durum meydana geldiğinde ise ağaçlar zayıflar ve birkaç asır içinde tamamen yok olur.