Ne var ki insanları niyetimizle değil, eylemimizle etkileriz. Niyet, ancak eylemde açık seçik ifade edilirse, karşı tarafa ulaşır. Bir şeyi de unutmamak gerekir: Niyet sevgi dolu olsa bile eylem öfkeli ve korkutucu ise, karşımızdaki ancak o öfkeyi görür ve korku yaşar.
Özel okula ve dershaneye harcadığınız para çocuğunuzun üniversiteye girmesini garanti etse, içiniz rahat edecek. Ama sizin gibi milyonlarca anababa para harcıyor, harcanan para kaygıları giderecek bir ilaç olamıyor; sonuçta sınırlı bir kontenjan var.
Hem para harcıyorsunuz hem de kaygınızdan kurtulamıyorsunuz!
Öfkelisiniz!
Leonard Clarissa'ya fiziksel olarak yakınlaşmaya çalışmamıştı; Clarissa bunun nedeninin yakınlaşmaktan kaçındığı için değil, utandığı için olduğunu hissetmişti. Leonard onu kandırmak ve ısrarcı olmak istemiyor, ama gerçekleri bilsin istiyordu, Clarissa kendisini ona teslim edip etmemeye özgür iradesiyle karar vermeliydi. Clarissa özgür iradesiyle kendisini ona teslim etmesinin bile bir sorumluluk anlamına geleceğini biliyor, ama kendisi de isterken karşı koyuyormuş gibi yapmanın da hoş olmadığını düşünüyordu. Aynı zamanda içindeki sıkıntıyı, ürkekliği ve baskıları çözdüğü için bu adama karşı bir minnet duyuyordu, çünkü bu sayede kendisiyle yalnızlığı ve çekingenliği bitecekti. Dördüncü günün akşamı birbirlerinin oldular, her ikisi de ne tatlı ne de abartılı sözler etti.