Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk bakışta insana bir kurnazlık ve akıllılık gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır. Çünkü dünyada bir insanın başka bir insanın yardım ve alakasına muhtaç olmadan yaşaması mümkün olamayacağına, hatta en kötü hayvanlarda bile birbirlerine yardım hissi mevcut bulunduğuna göre, sadece kendini düşünmek ve başkalarının da böyle yapmasını istemek kendi kendisinin kuyusunu kazmaktır. İnsan başkalarına yardım ettiği, başlarını sevdiği kadar yükselir. Dünya da hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir.
Hayatın her saniyesinde upuzun bir ağlayan insan kervanı, bir de daha küçük bir gülen insan kervanı var. Ama üçüncü bir kervan daha var —artık ağlayamayanların ve gülmeyenlerin — ki. Üçü arasında en hüzünlü olan da o.
Utanç beni kahretmesin diye en kötüsünün üstesinden gelebileceğim bir hayat yaşamak zorunda kaldım. Artık üstesinden gelebileceğim şey, o üstesinden gelme sorunu. Eğer bu sefer üstesinden gelirsem, bir daha asla fırsatım olmayacak üstesinden gelmemek için. Kendi dirilişimin hatırına bu sefer üstesinden gelemem.