Since

Since
@KitapGezgini99
"Söz bitebilir, fakat sükût hiç bitmez. Çünkü o, dünyanın en uzun cümlesidir..." YAZANLARIN SESİ t.me/kalemciler
Sokağa çıktığımda karşılaştığım kalabalıktan rahatsız olsam da bundan kaçamıyordum. Fakat insanlara artık daha farklı bir gözle bakıyordum. Mecidiyeköy'de birkaç kez kaldırımlara oturup kendi kendime, "Bu insanlar ne yapıyorlar, niçin bu denli koşturuyorlar?" diye sorarak etrafı seyrettiğim bile oldu. Herkes bir tarafa koşuyordu ve ben bu koşturmaca içindeki büyük mutsuzluğu görebiliyordum. Gökdelenler, AVM'ler hayatla, uçsuz bucaksız gökyüzüyle aramızı açmış; şehri bizim için bir hapishaneye çevirmişti. İnsanlar büyük bir anlam bunalımına, ruh sıtmasına tutulmuşlardı. Herkes tanımlanmış yaşamlarında belirlenmiş rolleri oynuyordu. İşte kapitalizmin oluşturduğu dünya ve insan tipi tam olarak böyle bir şeydi...
Sayfa 170·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Reklam
"1994 yılında iki genç kızın bir Afgan komutan tarafından kaçırılması, kızların ailelerinin bir Diyobendi Medresesi'nde hoca olan Molla Ömer'e başvurması ve Molla Ömer'in de otuz talebesiyle komutanın bulunduğu karakolu basıp kızları kurtarması Taliban'ı doğurmuştur. Taliban önceleri her ne kadar bölgede zor durumda kalan ezilmiş insanlara sahip çıkarak popülaritesini arttırsa da, Taliban'ın asıl güçlenip yayılması Afgan-Rus Savaşı sonrası mücahid grupların birbirine düşüp Afgan halkını canından bezdirmesi ve halkın yeni bir umut arayışına girmesiyle olmuştur. Ayrıca Taliban'ın savaşçıları genelde Afgan-Rus Savaşı esnasında mülteci kamplarında ya da yetiştirme yurtlarında büyüyen genç Afganlardan oluşuyor. Diyobendi Medreselerinde eğitimlerini tamamlayan ve daha çok Peştun olan bu Afganlar, Afganistan'da bir İslam devleti kurup Kur'an ve Sünnet'in hükümlerini uygulama düşüncesiyle direnişe katılıyor."
Sayfa 153·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
"Veziristan'da eğer silahınız yoksa herkese boyun eğmek zorunda kalırsınız. Burada hür olarak yaşamanız için mutlaka silahınız olmalı. Canlarımızı veririz; fakat tüm dünya üzerimize de gelse yine silahlarımızı teslim etmeyiz."
Sayfa 128·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Eğer okumanın sadece kâğıt ve kalemden oluşmadığını anlarsan aslında evrendeki her şeyin de okunmayı bekleyen bir hikâyesi olduğunu anlamış olursun. Yıldızların bir hikâyesi var. Çiçeklerin bir hikâyesi var. Dilini bilmediğimiz kimisi evcil kimisi yabani yüzlerce hayvanın bir hikâyesi var. Yağmurun, toprağın, ağaçların ve küt küt atan şu ufacık kalbimizin bile bir hikayesi var. Ve bilim işte bu hikâyeleri okuyabilmek için var. Ve bu hikâyelere dahil olup hayatımızı kolaylaştırmak için de tabii.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Bilimin yeşermediği yerlerde sadece çorak bir cahilliğin hüküm süreceğini bilmelisin. Mürekkebin kuruduğu yerde sadece kan akar evlat. Çünkü bilim insanları ve medeniyetleri yeşerten can suyudur. Tabii kötü niyetli insanların elinde keskin bir kılıca da dönüşebilir. O yüzden bizim ilk işimiz önce insanı güzellikle donatmak sonra bilgi ile buluşturmaktır.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Reklam