İrlandalı yazar Claire Keegan'ın okuduğum ilk kitabı oldu Emanet Çocuk.
Emanet çocuk, ismini bilmediğimiz bir kız çocuğunun ailesi tarafından, geçici bir süreliğine bir başka ailenin çiftliğine gönderilmesini konu alan, kendisi mini ama etkisi büyük bir kitap.
Birilerinin canı, yavrusu, değerli küçük kızı değil emaneten bırakılıverilen, sonra geri alınan bir çocuk işte. Değersiz; isimsiz ve önemsiz.
Aile yoksul; bir bebek daha gelecek eve, bu zor ve yorucu süreçte, evden bir çocuğun en azından bir süreliğine gitmesi ailenin yükünü hafifletecek. Peki gönderilen çocuk ne hissedecek?
Ev ve yuva gibi aynı manada kullanılan ama tınısı bile farklı olan bu iki sözcüğün, duygu dünyamızdaki karşılığını müthiş anlatmış yazar.
Hem de bir çocuğun gözünden, sanki oymuşçasına.
Çok, çok sevdim.
"Su daha önce hiç içmediğim kadar soğuk ve temiz: Babamın bırakıp gidişinin tadı var suda; hiç orada olmayışının, gittikten sonra bana ait hiçbir şeyin olmayışının tadı."