Vadideki Zambak; Balzac'ın "en kusursuz romanım" dediği bir eseri.
Aslında kitabın temeli, konusu yasak aşklar anlatılıyor gibi algılanabilir. Fakat Balzac doğa, taşra yaşamı, siyaset gibi konuları da bol bol barındırıyor bu güzel eserinde. Okurken betimlemeler boğucu ve yorucu olabilir.Hatta bazen tek bir cümle bir sayfayı doldurmuş. Hikayenin içine girdikçe karakterleri tanıdıkça zevkle okumaya başlayacaksınız.Hikaye ilerledikçe elinizden bırakamayacaksınız.
Sanırım kitabı okuyan herkes Felix'e kızdı, haksız buldu. Ben bu güzel hikayede kimseyi suçlayamadım, haksız görmedim açıkçası. Çocukluğunda sevgi görmemiş bir çocuktan ne beklenebilirdi ki! Her sevgi gördüğü tarafa yöneldi denilebilir.
Hikayemizde klasik, günümüzde de fazlasıyla var olan, kendinden başkasının isteklerini hiçe sayan bencil bir koca ile karşı karşıyayız. Her şeyi sineye çeken, fedakarlıklarını asla görmeyen saygısız bir kocaya sahip, sadakatini bozmamak uğruna aşkını bile kalbine gömen çile çekerek hayatını sonlandıran Kontes, Henriette !
Aslında çocuklar gerçekten ailelerini yansıtıyor. Ne öğrenirse onu uyguluyor başkalarının üzerinde. Kahramanımızı dışlayan, kötü davranan çocukların da kesinlikle ailede gördüklerini yansıttığını düşünüyorum. Bir çocuk ne kadar kötü olabilir ki? Kötülük yapmayı nereden bilebilir ki?
Eser karakterimiz Felix'in yazdığı 290 sayfa hayatını anlattığı mektuptan oluşuyor.
Klasikleri ilk kez okuyacaklar yeni başlayacak olanların bu eserden başlamalarını tavsiye etmem açıkçası. Ben çok severek okudum.
Klasik severlere tavsiye ederim :)
*Kitabın yazarı sayın Naşide GÖKBUDAK anneannesinin trajedi dolu hayatını anlatmış bize harika kalemiyle. İyi ki dediğim kitaplar arasına girdi.
*Kitabın konusuna ve yorumama gelecek olursak; herkesin hayran olduğu, iyi huylu, güzel ahlaklı, yedi köyün güzeli, gerçek anlamda son nefesine kadar yüzü gülmemiş Sıdıka Hanım.. Güzelliğini, gençliğini, yaşam enerjisini mahveden ve en sonunda da 32 yaşında 4 çocukla yapayalnız bırakan bir kocaya bile sadık kalmayı başarabildi aslında.
*Oğlu belki akıllanır, kötü huylarından vazgeçip evine bağlanır diye bir kızın hayatını mahveden Dilşad Hanım.. Aslında yaptığı hatayı anladı ama artık çok geçti ve çok iyi bir kayınvalide oldu Sıdıka Hanıma, hatta daha çok anne..
*Kitabın arka kapak tanıtımında da yazıldığı gibi, bu kitapta "Mutsuzluğun resmini yapabilir misin?"sorusunun cevabını bulacaksınız.