1896-1937 yılları arasında geçen gerçek hayatta yaşanmış bir hikaye. Başlarda sadece, bazı şeylerin tekrarlanması yapılmış. Okurken o anları yaşıyorsunuz ve insanın başına daha neler gelebilirdi ki dedirtti.
Ayrica kitapta Atatürk'un resmi nikahın kabulünü, ordusunu ve nasıl bir kahraman olduğuna da değinmiş.
Yazar la ilk tanışma kitabım oldu kalemini sevdim keyifle okudum akıcı ve anlaşılabilir anlatımı vardi. Gerçek hikaye sevenlere tavsiyemdir.
Güzellerin bahtı olmaz, Allah çirkin şansı versin kızım der büyükler. Okudukça bu sözler ve haklılığı kulağınıza ve aklınıza defalarca kez gelecek.
Peki bir de kitabı bitirdiğimde gerçek olması şokuna ne demeli? Daha fazlası ise, yazarın anneannesinin hayatı olması. Akıp gitti, okudum bitti.
Asıl Adı Atiye’ kitabını sahaftan, gerçek yaşam öyküsü diye aldıktan sonra kitapla ilgili yorum okurken Sıdıka Hanım’a rastladım. Atiye yani Küçük Hanım’ın güzeller güzeli bahtsız annesi Sıdıka Hanım’a..
Zengin bir ailenin güzel ve asil kızı Sıdıka Hanım’ı Saray Köyü’nün Küçük Bey’i için, annesi Dilşat Hanım ister. Gelininin güzelliğine, asaletine hayrandır ama asıl istediği hovarda oğlunu eve bağlamaktır. İlk zamanlar her şey yolunda gider fakat 17 köyün sahibi Küçük Bey vazgeçemez zevk alemlerinden.
1896-1937 yılları arasında Elazığ’ın Harput eteklerinde geçen bu gerçek hikaye bir dönemi yansıtıyor. Tüm kişiler gerçek. Yazar, Sıdıka Hanım’ın yani Saraylı Dilşat Hanım’ın biricik gelininin torunu. Bir kadının hatta kadınların yaşadıkları, yaşayamadıkları var kitapta. Mutlu anlar var ama mutsuz anlar dolu o hayatlarda. Çekilebilecek acıların hepsini çeken ama kendini, duruşunu hiç bozmayan Sıdıka Hanım’a hayran kalmamak mümkün değil!
Dilşat Hanım’ın gidişi, Sıdıka’nın gidişi, Beko’nun gidişi...
Hepsinden önemlisi Atatürk’ün gelişi ve Cumhuriyet
Baştan sona sürekliliğini hiç kaybetmedi.
Bir döneme şahitlik edeyim ama dili sıkmasın, hikayesi, kişileri gerçek olsun diyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun.
Sırada Atiye var..
Sıdıka Hanım
#okudumbitti
Sıdıka Hanım; Osmanlının son dönemi Cumhuriyetin ilk yıllarında yaşamış Elazizli (Elazığlı) Ahmet Ağa’nın güzelliği dillere destan kızı. Harputta zengin, Saraylı Dilşat Hanım’ın oğlu Küçük Beye gelin gider.. Evliliği, çocukları yaşamı tam bir hüsran olan Sıdıka Hanım romanı gerçek olaylardan yola çıkılarak yazılmış. Harput; o dönem Fransız, Amerikan kolejlerine sahip medeniyetin merkezi sayılacak bir konumda. Ermenilerin çokça yaşadığı bu bölgede o dönem çıkan Ermeni ve Kürt isyanlarının yöre halkı üzerindeki etkilerini göstermek adınada güzel bir kitap. Kitap ayrıca Sıdıka Hanımın torunu #naşidegökbudak tarafından yazılmış.. Çokça hüzünlü ama bir o kadarda etkileyici olan bu romanı elinizden düşüremeyeceksiniz. Keyifli okumalar..
Kitap Alıntıları:
”İnsan insan olmalı. Ne Ermeni ne Müslüman, ne Yahudi ne Kürt, yeter ki vicdanı olsun.”
“Bu dünya böyledir işte, çocuk olarak maddi açıdan her şeye sahipler ama yine de paylaşamayacakları bir şeyler bulabiliyorlar. Aslında büyükler de öyle, hep daha fazlasını isterler, hakları olsun veya olmasın sanki dünyaya mutlu olmak için değil de mutsuz olmak için sebep aramaya gelmişler. Halbuki öbür dünyaya hiçbir şey götürülmüyor.”
”"Beko dayı, sen nesin? Filozof musun? Ermiş misin? Nesin?" dedi.
Beko kendi kendine konuşuyor gibi "Ben sadece sevmeyi seven biriyim."
"O da ne demek."
"Bazıları seninle benim gibi o minik çiçekteki güzelliği görebilirler. Görünce de severler. Bazıları da ot diyerek çiğner geçerler. Birinciler sevmeyi seven insanlardır. Bu demek." dedi.”
......
...
..
.
.
.
.
#kitapönerisi #kitap #kitapsözleri #kitaptavsiyesi #kitapokumak #birkitapbirkahve #kitapvekahve #bookstagram #yazarperest #sıdıkahanım
*Kitabın yazarı sayın Naşide GÖKBUDAK anneannesinin trajedi dolu hayatını anlatmış bize harika kalemiyle. İyi ki dediğim kitaplar arasına girdi.
*Kitabın konusuna ve yorumama gelecek olursak; herkesin hayran olduğu, iyi huylu, güzel ahlaklı, yedi köyün güzeli, gerçek anlamda son nefesine kadar yüzü gülmemiş Sıdıka Hanım.. Güzelliğini, gençliğini, yaşam enerjisini mahveden ve en sonunda da 32 yaşında 4 çocukla yapayalnız bırakan bir kocaya bile sadık kalmayı başarabildi aslında.
*Oğlu belki akıllanır, kötü huylarından vazgeçip evine bağlanır diye bir kızın hayatını mahveden Dilşad Hanım.. Aslında yaptığı hatayı anladı ama artık çok geçti ve çok iyi bir kayınvalide oldu Sıdıka Hanıma, hatta daha çok anne..
*Kitabın arka kapak tanıtımında da yazıldığı gibi, bu kitapta "Mutsuzluğun resmini yapabilir misin?"sorusunun cevabını bulacaksınız.
Halk kütüphanesinde rastladığım bir kitaptı. Öylesine merak ederek elime almıştım . Konusu ilgimi çekti okuyalı Çok uzun Zaman oldu ama yeri ben de çok ayrıdır okumayanlara tavsiye ediyorum.
Kitabı bitirdim ve hemen bir şeyler yazmak istediğimi fark ettim. Bu benim ilk incelemem olucak hatalarım affola :)
Sıdıka Hanım beni çok derinden etkileyen bir kitap oldu. Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanıp yazılmış olması ilgimi çok çekmişti. Yalan söyleyemem ki ilk sayfaları hep tekrar eden şeyler gibi geldi. Ama sonrasında olayların birbiriyle uyumu, kitabın sürükleyiciliği ve yazarın anlatımıyla birleşince ortaya enfes bir eser çıkmış. Hatta birkaç yerinde oturup ağladım sanki bir kitabı okuyormuş gibi değilde onların hayatlarını,yaşadıkları olayları uzaktan izliyor gibiydim. Bu kitap yazarın ilk okuduğum eseriydi ama şunu çok içten bir şekilde söyleyebilirim ki son olmayacak. Sıdıka Hanımın ve ailesinin benim kalbimdeki yeri çok ayrı olacak. Mekanları cennet olsun.
Sıdıka Hanım'ın da hikayesi yaşanmış bir hikayeden.... İnsanın içine çöküyor, mutluluk neden bu kadar zor bir uğraşı bu tür kitaplarda daha fazla sorgulanıyor. Mutlaka okuyun. Sevgiyle kalın...
Yazarin okudugum ilk kitabiydi cok akici ve anlasilir dili sayesinde sıkılmadan ve merakla okudum.Gercek yasamdan alinmis harika bir oyku.Kesinlikle okunmali diye dusunuyorum...
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve kesinlikle son olmayacak. Tavsiye edilecek kitaplar listeme bir yenisi daha eklendi. Kitap yazarın ninesi Sıdıka Hanım'ın inişli çıkışlı yaşam öyküsünü sade ve akıcı bir dille anlatıyor. Yaşanmış bir hikaye olması beni çok etkiledi ve sıkılmadan, merakla okudum. Hikayedeki aşklar yürek burkan türden.
Aşk sıradan değildi,
Sevmeyi bilmek gerek,
İlahi bir aşk için,
Bir ömür vermek gerek
diyen Beko' nun Sıdıka'ya olan imkansız aşkı en sevdiğim aşktı. Bin ömrü olsa yine öyle Sıdıka' yı severdi. Kesinlikle okunması gereken çok güzel bir kitap.
Sıdıka HanımNaşide Gökbudak · Neden? Kitap · 2009809 okunma
1937 yılında Elazığ ilinin Perçenç (Akça Kiraz) köyünde doğdu. Lise tahsilini Elazığ Lisesinde tamamladı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okurken eğitimini bazı ailevi sebeplerden ötürü yarım bırakmak zorunda kaldı. İstanbul'a yerleşti. Gökbudak evli iki çocuk ve üç torun sahibiydi.
Naşide Gökbudak, 3 Kasım 2024 tarihinde Ankara’da vefat etti. .
Kitapları:
Sıdıka Hanım-2003
Asıl Adı Atiye-2005
Miralayın Kızı Süreyya-2005
Ben Eşkıya Değilim-2005
Bana Allahaısmarladık Deme(şiir)-2005
Perina'nın Hikayesi-2006
Şelale'nin Bez Bebeği-2006
Hümeyra-2007
Feraye-2008