Annenin her şeyi sterilize etme arzusuna lanet ediyordum. Dışarıdaki her şeyin kirli olduğuna dair sonsuz bir şüphe taşıması yüzünden herşeyi; tabak çanağı, çay bardaklarını, koridorları, yatakları, yastıkları, elbiseleri, ayakkabıları, her şeyi dezenfekte etmek istiyordu.
En güçlü savaşçıların bile en zayıf hali, aşk içinde yok olmuşluğudur. Aşk sizi soyar. Çırılçıplak bırakır kalabalıkların içinde. Kalabalıklara karşı savunmasızlaşırsınız.
Yazarın okuyucuyla konuşurmuş gibi anlatım tarzına bayılıyorum. Kesinlikle sıkmıyor tam tersi oldukça eğlenceli.
Ahmet Mithat Efendi Tanzimat sonrası değişen edebiyatımızdaki en önemli yazarlardan biri olmuştur. Yazarın Türk Edebiyatı Klasikleri’nde 6 tane eseri bulunmaktadır. Ben
Çingene ve Dolaptan Temaşa’yı okudum. Diğerlerini de kesinlikle listemde ilk sıraya alıyorum.
Eser İtalya’nın dağlık bir bölgesinde geçen olayları konu edilmektedir. Fransızca bir hikayeden esinlenilerek yazılmıştır fakat hangi eserden yararlanıldığı hakkında herhangi bir bilgi yoktur. Dünyada kötü insanlar her zaman vardır ama her zaman kazanan onlar mıdır? Eser tam anlamıyla bende bu soruyu oluşturdu diyebilirim.
Türk Edebiyatı Klasikleri’nde okuduğum güzel eserlerden. Okuyucuyu asla sıkmıyor ve tekrara düşmüyor. Tavsiye ederim.
Keyifli okumalar diliyorum :)