Öncelikle kitaba başladığınızda kafanız bayaa karışabilir. Yazarın dilini çözmekte başlarda çok zorlanıp kitabı yarım bırakmak isteyebilirsiniz . Benim de istediğim gibi :) Fakat biraz okuduktan sonra oldukça akıcı ilerliyor ve kitap aniden sizi içine çekip yaşatıyor diyebilirim.
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve kesinlikle son olmayacak.
Diğer kitaplarını temin ettim bile.. İlk fırsatta onları da okuyacağım.
Hayatımızda kalıplaşmış davranışlar vardır. Örneğin; sokakta kendi kendine sesli gülünemez. Romanın karakteri C. de bu kalıpların içine sığmıyor, bir kalıba girmeyi reddediyor. Oldukça keyifliydi Aylak Adam'ın yaşadıklarını okumak. Vazgeçmeyin..
Keyifli okumalar diliyorum :)
Edebiyatımızın az ama öz üreten titiz kalemlerinden Ahmet Haşim kendi nesli içinde batı şiirini en iyi araştıran ve bilen sanatkârlarımızdan biridir. Bize göre de Hâşim’in kendine has kıvrak üslubuyla kaleme aldığı denemeler yer almaktadır. Bize göre aslında edebi ve fikri yönleri birleştiren bir kavşak olarak da düşünülebilir çünkü haşim metaforik üslubunu bazen okuru ikna etmek için bir silah haline getirmektedir.
Sunuştan alıntılar..
Bu tarz denemelerden oluşan kitaplar bence ara ara açılıp bir iki sayfa okunup kapatılmalı. Peş peşe okununca pek bir şey anlaşılmıyor, biraz düşünerek sindirerek okunması gerektiğini düşünüyorum.
Aslında yazar sanki günlük yazar gibi aklına geldikçe yaşadıklarını yazmış. Yazarın daha önce de bir eserini okumuştum ve düşünceleri aynı şekildeydi ve kadınları çok fazla eleştiriyordu. Bu kitabında da hayvanları ve kadınları sevmediğini anladım. Düşünceleri çok farklı sanki nefret içeriyor. Kadınlara karşı bu sevgisizliğinin nedenini çok merak ettim doğrusu. Türk Edebiyatı Klasiklerini bitirme hedefim olmasaydı tercih edeceğim bir kitap olmazdı. Deneme tarzı kitaplar pek bana hitap etmiyor zaten.