Evet, ben tutkulara aşırı bağlılığı Tanrıya, tanrıtanımazlıktan daha ağır bir hakaret sayıyorum. Plutarkhos şöyle der: «Plutarkhos adaletsiz, öfkeli, vefasız, kıskanç, kinci bir kişiydi diye bilinmektense, bu dünyada Plutarkhos adlı bir kişi yaşamadı diye düşünülsün daha iyi.»
*Bilmeden
bilmeden bildiklerini iddia ederlerdi
benim de bilmediklerim vardı
bilmediklerimi biliyordum en azından
bilimi öğrenme süreci bitmeyen biçimde
seviyordum kendimi olduğu kadar Dünyamızı
ona renk veren doğayı
onsuz olamayan yaşamı
onunla ilerleyen bilimi
herkesi eşit kılan şeyleri mesela
yahut gerçeğin sevgisinin
önyargılardan basmakalıp şeylerden uzaklaşmadan
anlaşılamayacağını bilerek
*Şiiri biraz önce yazdıktan sonra aklıma ister istemez
ZİZEK'in 'Bilinmeyen Bilinenler'i geldi.