Şuurunun, hayatının altında ağır, karanlık bir şey gizliden gizliye onu adım adım kovalıyor,
oltaya yakalanmış ama sudan hâlâ çıkarılmamış bir balık gibi, derin bir nehrin dibinde, elinde sağlam bir olta bulunan balıkçının oturduğu sandalın altında yüzüyordu.
Her şeyi bilmek, nedenini, nasılını, olanaksız.
Kuşa dört değil, iki kanat uygun görülmüş, çünkü iki kanatla uçmayı bilir; insana da her şeyi değil, sadece yarısını, ya da çeyreğini bilmek uygun görülmüş. Yaşamak için ne kadar gerekirse o kadar bilir.
Eğer çocukluğunuzda öğrendiğiniz ve en iyi bildiğiniz dil anadiliniz ise tüm yaşamınız boyunca kendinizi ifade ederken en rahat hissettiğiniz dil de bu olur. “Tanıdık acılar “dili de tıpkı bu şekilde zihnimizde öncelik taşır.