Yazılan diğer incelemeleri gördükten sonra kendi fikrimi belirtme gereği duydum. Ben şahsen kitabı beğendim. Bir tık ağır olmasına rağmen sonuna kadar okudum. Kitabı alırken daha net bir fikir sunacağını düşünmüştüm ama MÖ. 11.500 tarihinde inşa edilmiş bir yapı hakkında en fazla ne kadar kesin fikir belirtebiliriz ki? Yani bırakın açıklayıcı olacak bir yazıyı daha çömlekçilik keşfedilmemiş!
Kitap boyunca yazar pek çok kaynakça belirterek elinden geldiğince kendi teorisini desteklemeye çalışıyor. Bazı okuyanların aksine ben kitabın son kısmından özellikle daha fazla zevk aldım, zaten din için inşa edilmiş bir yapıyı din mitolojisini ele almadan inceleyemezsiniz bence.
Yazarın sunduğu her şey değerlendirmeye açık, kendisinin de zaten ortaya "tek doğru budur" dediiği söylenemez. Hatta aksine, Göbekli Tepe'nin kazı işlerini yapan Klaus Schmidt'in kendi kimi düşüncelerine katılmadığını bile yazmış.
Bu yüzden kitabın yeterince "bilimsel" olmadığına katılmıyorum. Beni yeterince tatmin etti. Tabii ki daha fazla okuma yapmayı düşünüyorum. Göbekli Tepe ve Ön Türkler kitabını alıp ikisi arasında karşılaştırma yapmayı düşünüyorum.
Ama sonuç olarak kimin daha haklı olduğuna karar vermek için gerekli bilgiden de kaynaktan da yoksunum, bu yüzden bence iş nihayetinde zamanın ilerlemesini, daha fazla kazı yapılmasını ve bilim adamlarının daha ortak bir fikirde buluşmasını beklemek kalıyor.
Ayrıca ben Ermeni / PKK meselelerine falan hiç takılmadım. Propaganda falan gibi de gelmedi. Ermeni Soykırımı'nın aslında yaşanmadığını hepimiz biliyoruz zaten. Yayınevi de not falan düşmüş. İnsanlar tam olarak neye takıldı anlamadım. Büyük Ermenistan kavramı tam doğru olmayabilir belki ama adamlar bir zamanlar o bölgede yaşamış ve bir şey inşa etmişler. Adam da harabelerini incelemeye gitmiş.