"Yattığı yerde kendi kendine:
Ah şu insanlık... Asırlardan beri içimizde yaşadıkları, hamurumuzda karıştıkları için midir nedir bazı vehimlerimizi beynimizden, kalbimizden tamamıyla söküp atamıyoruz. Ölmüş gibi görünüyorlar... Fakat yine yorgunluk, düşkünlük zamanımızı buldukları gibi yine dalımıza biniyorlar, diye sızlanırdı."