TOG Kitap Arkadaşım Projesi
Birlikte okuyup tartışıp bağışlıyoruz Daha iyi bir dünya inşa ediyoruz
Formu doldurarak aramıza katılabilirsiniz
Murat Ergin, Demet, Esma, Ahmet KarakuşSelma Nur Arslan
Değerli üyelerimizden Aleyna Reisgil'in yazmış olduğu inceleme yazısı için kendisine teşekkür ediyoruz :)
İnsanlar ya da toplumlar arasında birçok sorunlar ortaya çıkmaktadır. Sorunların temelinde ise farklı sebepler yatmaktadır.
Günümüzde bu sorunların başında insanlar ya da toplumlar arasındaki büyük ayrımları oluşturan eşitsizlik kavramı yer alır. Eşitsizlik, bir ülkede yaşayan insanların aralarında doğan farklılıkları gösteren veya bir bölgedeki ya da ülkedeki farklılıkları ele alan kavramdır. Kısaca eşit olamama durumu da diyebiliriz. Toplumların büyük kesimlerinde eşitsizlik hala devam etmektedir. Günümüzde birçok insan, topluluk bu durumdan muzdariptir.
Eşitsizlik denilince akla ilk gelen şey genellikle gelir alanındaki ekonomik sorunlardır. Gelir alanındaki eşitsizliğin azaltılabilmesi için dönüştürücü bir değişim gerekmektedir. Bunun için önce dezavantajların ortadan kaldırılması gerekir.
Eşitsizliğin sadece ekonomik sorunlardan kaynaklı değil farklı sorunlardan da (sağlık, eğitim vb.) kaynaklı meydana geldiğini
bilmeliyiz.
J. J. Rousseau; “İnsan türünde iki çeşit eşitsizlik bulunduğu kanaatindeyim. Birini doğal ya da fiziksel eşitsizlik olarak adlandırıyorum çünkü bu eşitsizlik doğa tarafından oluşturulmuştur; yaş, sağlık, beden gücü veya zihnin ve ruhun niteliklerindeki farklılıklara dayanır. Diğeriyse ahlaki ya da politik eşitsizlik olarak adlandırılabilir çünkü bir çeşit uzlaşmaya bağlıdır, insanların rızasıyla kurulmuş veya hiç değilse onlar tarafından kabul edilmiştir. Bu eşitsizlik, bazı insanların diğerlerinin uğradığı zarardan keyif almasını sağlayan; başkalarından daha zengin, daha saygın, daha güçlü olmak veya onlara boyun eğdirmek gibi farklı ayrıcalıklara dayanmaktadır.”
J. J. Rousseau; “İnsanlar kendilerini tanımadıkları sürece, kendi