Zeynep SANSARKAN

Zeynep SANSARKAN
@Kitap_sevdalis
Sıradan bir okuyucu...
Hep kuzeyi gösteren bir pusula ibresi gibi bir erkeğin suçlayan parmağı da mutlaka bir kadını işaret eder. Her zaman. Bunu aklından çıkarma Meryem.
Sayfa 7 - Nana
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
En sevdiği rengi bilmiyor olabilirim ama okuduğu kitaplarda kendini karakterlerin yerine nasıl koyduğunu biliyorum En sevdiği yemeği bilmiyor olabilirim ama uçan bir kelebeği gördüğünde bile yüzünde oluşan gülümsemeyi biliyorum En sevdiği şarkıyı bilmiyor olabilirim ama sesinin nasıl olduğunu umursamadan mutlulukla ya da hüzünlenirken mırıldanarak yaptığı müziği biliyorum En sevdiği çiçeği bilmiyor olabilirim ama kopardığı küçük çiçek yapraklarını kitaplarının sayfaları arasına nasıl koyduğunu biliyorum En sevdiği hayvanı bilmiyor olabilirim ama yürürken gördüğü her kediye, köpeğe, kuşa nasıl gülümsediğini biliyorum En sevdiği filmi bilmiyor olabilirim ama izlediği filmlerde nasıl sevindiğini, ağladığını tatlı anlarda nasıl gülümsediğini biliyorum En sevdiği mevsimi bilmiyor olabilirim ama sonbaharda sararan yaprakları toplamasını ve düşen yağmur damlalarını izleyişini , kışın kar tanelerini nasıl kovaladığını ve mutlu olduğunu , baharda açan çiçekleri nasıl seyrettiğini ve oluşan gökkuşağına nasıl hayranlıkla baktığını, yazları altına sığındığı ağacın gölgesinde serinlerken insanları nasıl izlediğini biliyorum Peki söylesenize hangilerini bilmek daha önemli sizin gözünüzde
Bazen kendini anlamak için kendini başkalarının gözünden görmen gerekir. Fanaa filmi/ Aamir khan
İnsanı sadece biyolojik bir varlık olarak göremediğimiz, onun varoluşuna çeşitli yüce anlamlar yüklediğimiz için, gövdeden akan kanın, can denilen şeyi çekip almasını, dolayısıyla o kişinin "ölmüş” olmasını bir türlü kavrayamadığımızı düşünüyorum. Hayvanlar ölümü anlıyor ama insanlar anlayamıyor. Can denen şey, her türlü yaralanmaya, berelenmeye açık haldeki insan bedeninden bir saniyede çıkıp gidiveriyor ve insanlar bunun sonucunda aklını kaçıracak kadar sarsılıyorlar. "Tanrım, daha bir iki saat önce nasıl da canlıydı, nasıl da kahkahalar atıyordu, şimdi nasıl yok olabilir" diye tekrarlayıp duruyorlar. İnsanın algılama gücünü zorlayan bir durum bu. Hayatımıza, varoluşumuza yüklediğimiz hiçbir kavramla bağdaşmıyor. Sahiden her şey saçma mı, hayatın hiçbir anlamı yok mu? Bence öyle! Yok, hiçbir şey yok. İnsanın biyolojik fonksiyonlarına aşırı bir anlam yükleme çabası içindeyiz. Çünkü hiçlik zor geliyor. ... Hepimiz öleceğimizi biliriz ama öldürüleceğimiz aklımıza gelmez
Sayfa 13 - İnklap
Bazı savaşların kahramanları ne doktorlar ne askerlerdir. Onlar savaşın gerçekleriyle yüzleşmenizi sağlayan gelecektekilere bu kıyımların ardını kanıtlarla gösteren savaş fotoğrafçıları ve muhabirleridir...