Kitabın tam olarak özeti arka kapakta yazıyor zaten aynı şeyleri tekrar tekrar yazmaya gerek yok. Benim ne hissettiğim ya da anladığıma gelecek olursak cahillik her yerde aynı, kendisini bir töre, gelenek olarak gösteriyor. Kız çocuklarının okutulmaması, erken yaşta kendinden yaşça büyük birisiyle evlendirilmesi, ailelerin maddi imkansızlıklarına rağmen birden fazla çocuk yapması hiç şaşmayan bir cahillik silsilesi maalesef. En kötüsü de insanların bazı durumlara gelenek görenek diye sarılması Hindistan’da işin içine kast sistemi de girince durum iyice çıkmaza giriyor.
UçurtmaLaetitia Colombani
UçurtmaLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 20231,718 okunma
İstanbul Vefa’da eski bir konak Canfeda Konağı, içinde yaşayanların tabiriyle Uğursuz Konak. Babalarının evi terk etmesiyle anneleriyle kalan dört çocuk. Yaşanılan talihsiz olayları annelerinin ölümünün ardından aynı konakta gün yüzüne çıkarıp geçmişle yüzleşecekleri bir gece geçirirler. Satışa çıkardıkları eski evlerinde son bir gece
Paralel iki hikaye okuyoruz aslında, geçmiş zamanda Derviş Ali ve Handan’ın aşkını, günümüzde Halide’nin ailesiyle olan ilişkisini. En sonunda da Halide ve Derviş Ali’nin yollarının kesişmesini.
Dili muazzam akıcı. Halide’nin konağa neden hapsolduğunu, kardeşlerinden ne sakladığını, neden bu kadar üzgün olduğunu merak ede ede okudum. Derviş Ali bölümünde ise Ali hapisten kurtulacak mı diye çok bekledim
Genel olarak kitabı sevdim #k:475384tarık Tarık Tufan
Biz, özgür olmaktan korkuyoruz aslında. Yerleşik düzenin dikte ettiği, herkesin de karşılıklı olarak kabullendiği tutum ve davranış sınırlarının içinde kalmak istiyoruz.