Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kavgacı bir çocuk asla cesur sayılmaz, ancak kendisinden güçsüz çocuklarla boy ölçüşebilir: Çevresindekiler daha güçlü ise kavgacılık eğilimi gelişmez, çocuk kendi içine kapanır, surat asıp durur hep, depresif bir karakter kazanır ve evdeki durumu doğru dürüst değerlendirme olanağını yitirir.
Üstünlük çabası asla son bulmaz. Gerçekten de bireyin ruhunu oluşturur bu çaba. Yaşam demek bir amaca ya da bir ideal kişiye varmak için çaba harcamaktır.
Aşırı ölçüdeki aşağılık duygusu için aşağılık kompleksi deyimini kullanmak adet haline gelmiştir. Ne var ki, kompleks, kişiliğin tümünü baştan aşağı saran aşağılık duygusunu niteleyecek uygun bir sözcük sayılamaz. Bir kompleksten daha fazla şeydir böyle bir aşağılık duygusu; neredeyse bir hastalık olup yol açacağı sonuçlar değişik koşullara göre birbirinden farklılık gösterir.
Savaştan ve ölümden kaçan Yahudi bir aileden gelen Anne Frank'in 2yil boyunca saklandıkları depoda yazdığı hatıra defterini okuyacaksınız bu kitapta.
Anne frank ve ailesi, birkaç kişiden oluşan dostları ile birlikte Anne Frank'in "arka ev" olarak adlandırdıkları bir depoda 1942-1944yillari arasında dışarı hiç çıkmadan yaşıyorlar ve dışarıda olan dostları yiyecek vb. İhtiyaçları için aileye yardımcı oluyor.
Anne Frank'in günlüğü savaş yıllarından taşıdığı kesitlerin yanında aynı zamanda okunabilecek psiko-sosyal bir yapıt olmuş bence.
13 yaşında bir kız çocuğunun ergenlik yıllarında hep aynı ortamda, aynı kişilerle, zor koşullar altında yaşadığı hayat, psikolojik durumu ve hatta birlikte yaşadığı herkesin psikolojik durumunu gözlemleme imkanı sunuyor. Saklanmak zorunda olmaları, sürekli tetikte yaşamaları , iki yıl boyunca hiç dışarı çıkamamaları ve "belirsizlik" ile baş etmeleri... Belirsizlikle beraber artan gerilim, artan kavgalar , inişli çıkışlı ilişkiler. Anne Frank yaşayanların arasında en küçük olan kişi ve artan belirsizlik ile beraber artan gerilim ve hırsını başkasından çıkaran yetişkinlerin bunun için oradaki en güçsüz gördüğü küçük olan Anne Frank'i seçmeleri... Tüm bunlara rağmen Anne Frank oldukça enerjik ve kendisi de "benim olağanüstü bir yaşam sevincim olması, kendimi hep çok güçlü, birçok şeye dayanıklı, hür ve genç hissediyor olmam!" Cümlesiyle enerjisinin bilincinde olan bir genç kiz ve bu sayede tüm belirsizlikle ve olumsuz tüm iletişim biçimleri ile ,"arka ev" de yaşayan ters karakterlere boyun eğmemeyi başarıyor ve onların baskılayıcı tavrıyla karşı karşıya kalıyor. Tabii tüm bunları düşünürken bir yandan yaşanılan ortamı, koşulları düşünmeden ve sadece bu bakış acının Anne'nin bakış açısı olduğunu düşünmeden o insanlar hakkında olumsuz yorum