Kadınların ve kadın olmanın gücü adına! Ana karakterimiz oldukça güçlü bir kadın ve 1950lerde kadın olmak işini daha da güçleştiriyor. Sonu nereye bağlanacak merakla okuyorum. Sonu için bitsin istiyorum ancak kitabı okumak zevkli olduğu için bitsin de istemiyorum. İkilem içindeyim bu kitap için😅
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Alanımdan kaynaklı Adler aşina olduğum bir psikiyatrist. Yaşama Sanatı kitabında işlediği "bireysel psikoloji" kuramı da ana başlıkları ve detaylarıyla bildiğim bir kuram ancak Adler'in kendi dilinden okumak harikaydı.
Adler, her insanın aşağılık kompleksine sahip olduğunu ve bu kompleks nedeniyle de üstünlük çabası sergilediğini ancak aşağılık duygusunun yoğun olduğu ve nevrozlu diyebileceğimiz kişilerde üstünlük çabasının yaşamın olumsuz yönüne kaymasına sebep olabileceğini söylüyor. Örnekle ifade etmek gerekirse; ölümle yüz yüze gelmiş ve bundan çok etkilenmiş iki çocuğa sorulduğunda birinin doktor, diğerinin ise mezarcı olmak istediğini, mezarcı olmak isteyenin "başkaları beni gömsün istemiyorum, ben başkalarını gömeyim istiyorum" şeklinde söyleminin olduğunu ve bu söylemin o çocuğun yaşamın olumsuz tarafında olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu çünkü çocuğun toplumsal duygu ile değil de sadece kendini düşünen bir yapıyla hareket ettiğini söylüyor.
Adler kuramının tüm başlıklarından bahsedip detaylandirarak anlatıyor, içerisinde oldukça ilgi çekici birçok örnekte var. İlgililerine tavsiyedir:)
Komşularının ve müşterilerin gereksinimlerini anlamak, dünyayı onların gözüyle görüp kulağıyla işitmek, bir yerde onlar gibi duyup hissetmek, meslek yaşamında kişiye büyük avantaj sağlar. Bu gibi insanlar ilerler hep.