Fatma Aydın

"Mutluluk denen şey bu olmalı" dedi Necip. " Başımıza neler geleceğini gazatelere önce biz yazsaydık ve sonra yazdığımız güzel şeyleri hayretle yaşasaydık, kendi hayatımızın şairleri olurduk.
Sayfa 148·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·592 syf.··
2021 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2021 07:12
Tolstoy'un en güçlü eserlerinden biri olan "Diriliş", özellikle kitabın yayımlandığı dönemde (1899) Rusya'nın toplumsal ve siyasal yapısını yansıtması bakımından önem arz ediyor. Hiyerarşik yapıdaki toplumu; asiller, askerler ve halk sınıfı olarak üç kategoride inceleyen yazar; asiller ve askerlerden oluşan ezici gücün karşısındaki halk tabakasının ezilişi, romanın baş karakteri olan Prens Dimitri'nin tanık olduğu üzücü sahnelerle canlandırılıyor. Prens Dimitri'nin ilk gençlik yıllarında teyzelerinin yanında yetiştirilen ve kimsesiz bir kız olan Maslova ile yaşadığı kısa dönem ilişkinin Prens tarafından bitirilmesi ve yıllar sonra Prensin jüri üyesi olarak katıldığı bir davada Maslova'ya cinayet ve hırsızlıktan yargılanan bir hayat kadını olarak rastlamasıyla başlayan bir vicdan azabının romanıdır; Diriliş. Tolstoy'un Prens Dimitri aracılığıyla yer yer felsefî düşünce yapısını da yansıttığı romanda, Maslova'nın Dimitri'den sonra sürekli bir düşüş çizgisi takip eden yaşamı; aslında ölü bir yaşamdır. Ve bundan sonrasında Dimitri'nin ailesini, zengin yaşamını ve asilzade yaşantısını bertaraf ederek Maslova'yı kurtarma çabaları, onun yeniden dirilişini sağlamak içindir. Ancak yeni bir dirilişe muhtaç olan sadece Maslova değildir. Yoksul halkı daima bir suçlu olarak gören, hapis ve işkenceyi toplumda düzeni sağlayan tek araç kabul edip çoğu zaman keyfi tutuklamalarla halka zulm eden yargı organları ( asilzadeler) ve askerler de birer ölüdür ve onların da dirilişe ihtiyaçları vardır. Halkın toprak mülkiyetinden ve siyasal haklarından mahrum olmasından kaynaklanan yoksulluk ve dolayısıyla suç oranındaki yükseliş; yazarı çözüm yolları üretmeye sevk ediyor. Bu anlamda Prens Dimitri yardımsever ve adil kişiliği, insancıl yapısıyla asilzade ve askerlere örnek bir olabilecek bir
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma

Fatma Aydın

, bir kitap okudu
9/10
·592 syf.··
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2021 07:12
·
2021 6. kitabı
Lev Tolstoy
8.5/10 · 21,5bin okunma
Adın nedir senin diye soruyorlar, bir adım olduğunu sanıyorlar. Oysa yoktur adım. Hepsini attım; ne adım vardır ne yurdum. Ben varım yalnız. Adın nedir? İnsan. Kaç yaşındasın? Saymadım. İstesem de sayamazdım zaten. Her zaman vardım, her zaman da var olacağım çünkü.”
10/10
·472 syf.··
2021 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2021 02:03
Hat ve resim sanatının renkli ve gizemli dünyasına perde aralayan Orhan Pamuk, "Benim Adım Kırmızı"yla simgesel anlatımın da en güzel örneğini çıkarmış. Devrin Padişahının isteği üzerine hazırlanmaya başlanan yasaklı resim kitabı sebebiyle nakkaşlar arasında işlenen bir cinayet etrafında şekilleniyor roman. Oldukça kalabalık olan kişi kadrosu, yazarın farklı tekniği sayesinde belirli bir düzen içinde karşımıza çıkıyor. İlk etapta cinayet ve yasaklı kitapla bağlantısı olan takma isimli karakterler, kendi ağızlarından konuşturulurken diğer yandan nakkaşların bulunduğu bir kahvehanede, nakkaş resimlerinde sıkça rastlanan At, Para, Köpek, Ağaç, Kırmızı (mürekkep) gibi motifler de bir meddah aracılığıyla ara ara dillendiriliyor. Özellikle Fars ve Arap edebiyatının önemli mesnevilerinden aktarılan nakaşlıkla ilgili hikayeler, hem okuma motivasyonunu zirveye çıkarması bakımından hem de entelektüel bir araştırmanın ürünü olan eserin bilgiyi ön plana çıkarması bakımından çok etkileyici olmuş. Osmanlı Devleti'nin toplumsal ve ekonomik yapısı, aşk ve evlilik anlayışı gibi temaların yanı sıra doğu- batı çatışması ve sahte sofuluk gibi temalar da romanın eleştirel tarafı olarak karşımıza çıkıyor. Romanda Doğu- batı çatışması; Doğu' ya bağlılık; Batıya hayranlık olarak işlenirken sahte sofuluğun ahaliyi galeyana getirmesine de sebep olarak görülüyor. Orhan Pamuk'un En renkli ve en iyimser romanım" dediği bu güzel eserinde nakış sanatının renkli dünyasına, nakkaş ustalarının prensip haline getirdiği incelikler de eklendiğinden rengarenk bir roman olmuş. İyimserliği ise, imkansız bir aşka imkan verilmiş olmasına bağladım ben. En güzel Orhan Pamuk romanlarından biriydi Herkese keyifli okumalar dilerim
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · İletişim Yayınları · 201220bin okunma