Merhaba sevgili okurlar en sevdiğim tür olan yaşanmış hikayeler serimize bir yenisini daha ekliyoruz. Yazar, cezaevinde idam edilmeyi bekleyen Mısırlı bir hayat kadınını olan Fridevs’in yaşam öyküsünü anlatıyor.
Sıfır Noktasındaki Kadın - Neval El Saddavi
Firdevs, çocukluğunda ailesinin sevgisizliği ve istismarıyla büyümüş, erken yaşta kadın sünnetine maruz kalmıştır. Eğitim hayatında başarılı olmasına rağmen, amcası tarafından yaşlı bir adamla evlendirilmiş ve burada da şiddet görmüştür. Evliliğinden kaçtıktan sonra, toplumun ikiyüzlülüğü ve erkek egemen düzeni nedeniyle hayat kadınlığı yapmaya başlamıştır. Bu süreçte, bedenini kullanarak erkeklerin dünyasında güç ve kontrol elde etmeye çalışmıştır.
Roman sadece bir kadının başından geçenleri anlatmakla kalmıyor aynı zamanda bir kadının, ataerkil toplumun ona biçtiği rolü ve kendi bedeninin kontrolünü ele geçirmesini, bir kadının kendine dayatılana direnişinide anlatıyor
Selam sevgili okurlar bugün kısa ama güzel aynı zamanda film uyarlaması bulunan bir kitabı anlatacağım.
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku - İlhami Algör
Ana karakter, geçmişte film montajcısı olarak çalışmış ve bir sabah roman yazmaya karar vermiştir. Ancak, kafasında kurguladığı hikâyeye bir türlü yön verememektedir. Bu boşluğu kendi iç sesiyle doldurmaya çalışsa da başarılı olamaz. Müzeyyen ile tanıştıktan sonra, onunla spontane bir şekilde evlenirler. Ana karakter sürekli kitabını yazmak için evdedir ve Müzeyyen ile olan ilişkileri sanki tek taraflıdır. Bir gün, ana karakter Müzeyyen’e kitabının bir kısmını okur; Müzeyyen beğenmez ve kitapta adamın kadına saplantılı bir aşk beslediğini söyler. Ana karakter ise bunun derin bir tutku olduğunu savunur. Bir sabah uyandığında, Müzeyyen’in tüm eşyalarını toplayıp gittiğini fark eder ve tüm yarım kalmışlıklarıyla baş başa kalır.
Roman, ana karakterin içsel monologları ve İstanbul’daki gezintileriyle, aşkın doğasını, insan ilişkilerini ve bireyin kendi iç dünyasını keşfetme çabasını derinlemesine işler.
Merhaba sevgili okurlar bugün bir dünya klasiğinden bahsedeceğim. Yazarın ilk ve tek kitabı olan bu kitabı, konusundan ve vermek istediği mesajdan dolayı çok sevdim ve özellikle hayvanlara eziyetin bu kadar arttığı bir dönemde herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
Siyah İnci - Anna Sewell
“Siyah İnci,” 19. yüzyılda İngiltere’de geçen ve bir atın - Siyah İnci’nin- gözünden anlatılan bir hikayedir. Roman, Siyah İnci’nin doğumundan itibaren yaşadığı hayatı, insanlarla olan etkileşimlerini ve karşılaştığı zorlukları ele alır. Atın sesinden anlatılan hikaye, hayvanlara şefkat, adalet ve etik muamele konularına dikkat çeker. Siyah İnci, hayatı boyunca iyi ve kötü sahiplerle karşılaşır ve onların davranışlarının hem kendisine hem de diğer atlara nasıl etki ettiğini gözler önüne serer.
Roman, hayvanların birer eşya değil, duyguları olan canlılar olarak görülmesi gerektiğini vurgular. Siyah incinin hikayesi aynı zamanda okuyucuları hayvan hakları konusunda bilinçlendirmeye çalışır.