Tarihkitapperver

Öyle ki Cumhuriyet döneminde inkılap haline gelip de 2 Meşrutiyet döneminde tartışılmayan bir tek konu yoktur.
Sayfa 21·Kitabı okudu
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Jön Türkler 1908 devriminden sonra vatandaşlık eğitimi noktasında hızlı bir şekilde "malumatı medeniye" dersine müfredat programlarında yer açarak resmi ideoloji doğrultusunda ders kitapları hazırlamışlardır. Müfredat programlarında geniş bir yer tutan "malumatı medeniye" dersi yeni insan profilini oluşturulmasında işlevsel bir araç olarak görülmektedir. 1908 Jön Türk devriminden sonra hemen her anında gözlemlenen değişimler mevcuttur. ideal insan yetiştirme açısından eğitimdeki değişimlerden birisi geleneksel devlet yönetiminde itaat ve sadakat padişaha olurken yeni yönetim gereği vatandaşlık eğitimi ile itaatim. ve sadakatin yönü adım adım kanuna olacak şekilde revize edildiği görülmektedir. Bu anlamda vatandaşlık eğitiminin Çağdaş biçimine benzeyen ilk örneklerinde İkinci Meşrutiyet döneminde ortaya çıkmaya başladığını ifade etmek mümkündür. 2 Meşrutiyet döneminde "malumatı medeniye ve ahlakiye ve iktisadiye" dersiyle müfredatta yer alan vatandaşlık eğitimi Cumhuriyetin ilk yıllarında 1924 programında "malumat-ı Vataniye" adıyla 1920'den sonra "yurt bilgisi" dersi ve sonrasında "Yurttaşlık bilgisi" dersiyle 1985'ten sonra da "Vatandaşlık ve insan hakları" dersi ile devam etmiştir.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Alıntı

Tarihkitapperver

, bir kitap okudu
Puan vermedi·218 syf.·
2026 24. kitabı
En sevdiğim, harika harika... Saray dedikoduları.
Puan vermedi·160 syf.··
2026 23. kitabı
Daha önce Macide Mustafa'nin orijinal yani Macar diliyle yazılmış hatiratini araştırma fırsatım olmuştu. Sonra Türkçeye cevrilecegini duyunca ilk işim hemen alıp okumak oldu. Gerek şehzade gerek anılarda yaşananlar yabancı olmadığım konular. Çünkü şehzadeye dair son zamanlarda çıkan hatirati, biyografisi ve diğer eşi ve çevresinin anılarında yazanlardan olayları biliyordum. Yani kısmı olsa da karşılaştırmalı bir okuma yapmış oldum. Ama her şeyden önemlisi macide hanımın hatiratini okurken dikkat edilecek ana husus bu kitabın neden niçin yazıldığı nasıl bir müdahaleden geçtiği... sürgün yıllarında parasiz kalan Macide Hanıma Macar bir dostu anılarını yazmasını söylüyor -ki batının gözünde özellikle harem konulu yayınlar çok satanlar arasında o dönemlerde de- bundan yola çıkarak bir hatirat yazılıyor. Ki o dönemler de Şehzadeyle şiddetli bir şekilde bir ayrilma yaşamışlar bu Macar basınına da yansımış suçlamalar iftiralar hırla gidiyor.. Bu hatırat da onun bir yansıması Ben diğer okuduğum hatıratlarla biyografilerle karşılaştırdığımda kitaba %65 oranında bir doğruluk Payı verebilirim ama diğer hususlarda daha da araştırılması ya da gerçekliğinden şüphe duyulması gereken konular var çünkü ne kadar da Macide Mustafa'nın hatıratı olsa da bu hatıratı yazmasını söyleyen Macar dostunun müdahalesi olduğunu Hatta belki de eklemeler yapması gerektiğini,söylediğini düşünüyorum.. Hatta kendisi de eklemeler yapmış olabilir.. Yani her konu mukayeseye muhtaç... Şuan yeni çıkan Ali Akyıldız'ın Şehzade Abdülkadir Efendinin hayatını anlatan eseri sipariş verdim. Onu okuduğumda daha da anlaşılır olacak. Yine YKY dan birkaç sene önce çıkan Abdülkadir Efendinin kismi anilar ve biyografisi -Budapeşte'de Bir Osmanlı şehzadesi- ve Abdülkadir Efendinin diğer eşinin Mislimelek hanimin anıları
Hasret ve ElemlerimMacide Mustafa · Timaş Yayınları · 202611 okunma