Spoiler içerir!
Savaş, şiddet, aşk ve inanç...
Dünya üzerindeki kara bir leke; Bosna Soykırımı.
Bosnalı Müslümanların çektikleri acılar, aşağılanmalar, t*cavüzler... Aklımdan çıkacak mı bu kitapta anlatılanlar bilmiyorum, zaten çıkmasını da istemiyorum.
Suada, konservatuara giden Müslüman Boşnak bir öğrencidir. Aynı bölümde okudukları Tarık'la sevgili olurlar. Ve yine aynı sınıftan Hristiyan Sırp bir genç olan Vukadin de aşkını ilan eder Suada'ya. Suada ise "Kalbimde iki kişiye yer yok" diyerek reddeder Vukadin'i. Vukadin bunu yediremez ve okulu bırakır, asker olur.
Bu sırada ülkede savaş başlamış durumdadır. Suada ailesinin yanında kalır, Tarık ise orduya katılır. Sırplar'ın yaptığı Boşnak soykırımı tüm ülkeye yayılır. Tek tek evlere baskın düzenlenirken bir gün o evlerden biri Suada'nın evi olur. Eniştesi ve annesini oracıkta öldüren Sırplar, Suada'yı, iki ablasını ve babasını esir olarak alırlar. Götürüldükleri yerde Vukadin'le karşılaşırlar. Babasının gözlerinin önünde iki ablasına Sırp askerler tarafından defalarca t*cavüz edilir. Suada'ya ise Vukadin t*cavüz eder.
Esir kampı, esir değişimleri, öl*mler, t*cavüzler, takas için hamile bırakılan Boşnak kadınlar, eşini, kızını, annesini o halde görüp eli kolu bağlı olan erkeker...
Her şeye rağmen aşkın, sevginin kazanması. Tüm acılara rağmen, gözyaşlarına rağmen, eksiklere rağmen sevgiyle gelen o inanç...
Soykırımın gerçek yüzünü okuyabileceğiniz ve sanki görmüş, yaşamış gibi acıyı hissedip, kadınların çığlıklarının kulaklarınızdan gitmeyeceği bir roman. Gerçek hayattan alınmış bir roman. Keşke daha önce okusaydım diyebileceğiniz bir eser.
Mutlaka okunması gereken bir eser.