Allah, Âdem’i dört maddeden yaratmıştır. İlk olarak toprağı kullandı ancak toprak sertti ve kolayca ufalanıyordu. Toprağı toz haline getirerek ikinci element olan suyla karıştırdı. Bu toz ve su karışımını yoğurarak ona insan biçimini verdi. Ama bu figür çok dayanıksızdı ve her dokunuşta şekil değiştiriyordu. Bu yüzden üçüncü element olan ateşi yaratıp insan figürünün dış kabuğunu kuruttu. Böylece esnek bir tene sahip olmuştu. Ama çok ağırdı. Bu yüzden göğüs kısmına koyduklarından bir kısmını oradan aldı. Kalan boşluğun da sonra çökmemesi için orayı dördüncü element olan havayla doldurdu. Böylece insan vücudu tamamlanmış oldu. Artık dört temel elementten oluşan bir varlıktı insan. Toprak, su, ateş ve hava...
Oku, dünyayı tanı. Hiçbir şeyden korkma. Her türlü önyargıdan uzak dur. Hiçbir şeyi aşırı yüceltme gözünde. Hor da görme. Her şeyi araştır. Cesur ol...
Hasan Sabbah, Alamut kalesinde, Fedailerden oluşan bir ordu oluşturur. Bunun için Fedaileri, İsmaili öğretisinin kurallarıyla yetiştirmektedirler. Fedailer her yönden çok iyi yetiştirilir gerek savaş, din, bilim suikast gerekse sanat gibi önemli dersleri öğrenirler. Bu örgütteki en dikkat çeken kural, Hasan Sabbah kendini peygamber ilan eder ve cennetin anahtarı da elindedir. Aslında Hasan Sabbah’ın en büyük amacı Büyük Selçuklu Devleti’ni çöküşe hazırlamaktır. Haşhaşla uyuşturulmuş ,hiçbir şeyden korkmayan fedailer önlerine çıkan her türlü engeli tek tek aşar ve görevlerini başarıyla yerine getirmeye çalışırlar. Ancak insanların hayatlarının böyle kolay bir şekilde yönlendirebilmesi ve tamamen ters fikirleri bile savunacak duruma getirilmesi ilginç...
Büyük Selçuklu Devletinin yıkılışı, Ömer Hayyam ve Nizam ül-Mülk hakkında da bilgiler bulabileceğiniz, orjinalini çok bozmadan kurgulanmış güzel bir kitap..