Dörtlünün emanetçisi

Dörtlünün emanetçisi
@Kitapsever1814
Yazılarımı, özetlerimi ilim sahibi değil talepkârı olan biri olduğunu bilerek ve "Allah alıntı yaptığım kişiden aile ve neslinden razı olsun" duasını ekleyerek - başka mecralarda paylaşmak üzerede- alabilirsiniz :) :)
Sonra bana mektubunda kulluktan soruyorsun. Bil ki, kulluğun temeli üç şeydir: 1- Dinî hükümleri korumak. 2- Allahu Teâlâ’nın taksimine ve kazâ-kadere razı olmak. 3- Allahu Teâlâ’nın rızâsı uğruna nefsinin rızâsını terketmek.
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
tasavvufun iki temel özelliği vardır: 1-İstikamet. 2-İnsanlara karşı sükûnetle güzel muamele.
Din
Gerçek bir mürşidde şu sıfat ve hâller bulunur: Kâmil mürşid, dünya ve makam sevgisinden yüzünü çevirir. Tâbi olduğu mürşidlerin silsilesi Hz. Peygambere (s.a.v) kadar ulaşır. Nefsini terbiye etmiştir. Güzel ahlâk sahibidir. Az yer, az konuşur, az uyur. Çok namaz kılar, oruç tutar, sadaka verir. Ayrıca o, basiret sahibi bir şeyhe tâbi olarak sabır, dua, şükür, tevekkül, yakîn, kanaat, nefis huzuru, ağırbaşlılık, tevazu, ilim, sadakat, haya, vefa, vakar, sükûnet ve temkinli olmak gibi güzel ahlâkları kendinde bulundurur. Bu kimse, Hz. Peygamber’in (s.a.v) nurlarından bir nurdur, ona uyulması uygundur. İşte böyleleri, kibrit-i ahmer (kırmızı kükürt) gibi nadiren bulunur.
Din
Hatim el-Esam, Şakîk-i Belhî’nin sohbetlerine devam eden talebelerinden biriydi. Bir gün Şakîk-i Belhî ona: “Otuz senedir benim yanımda bulunmaktasın; bu zaman içerisinde ne elde ettin?” diye sorar. Hatim el-Esam: “Ben okuduğum ilimden sekiz faydalı şey elde ettim, onlar da bana yeter. Çünkü kurtuluşumun bunlarda olduğunu ümit ediyorum” der. Şakîk: “O sekiz şey nedir?” diye sorar. Hatim el-Esam şöyle anlatır: Birinci fayda: Ben bütün mahlûkata baktım; onların her birinin aşık olduğu ve sevdiği birinin var olduğunu gördüm. O sevgililerden bazıları, sevdiklerine ya ölüm hastalığına yakalanana ya da mezarının başına kadar eşlik ediyorlardı. Sonra onu tek başına bırakıp gidiyorlardı. Kimse onunla beraber kabir çukuruna girmiyordu. Ben de düşündüm ve kendi kendime: “Kişinin en sevgili dostu, kendisiyle beraber kabir çukuruna girip ona arkadaşlık edendir” dedim. Kabrimde bana dostluk yapacak hayırlı ve salih amellerden başka bir şey göremedim. Ben de, kabrimde bana ışık olsun, benimle muhabbet kursun, beni yalnız başıma bırakmasın diye salih amelleri kendime sevgili edindim! İkinci fayda: Ben insanları, arzu ve isteklerinin peşinde koştuklarını, onun emirlerini yerine getirmek için acele ettiklerini gördüm. Allahu Teâlâ’nın: “Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıranın varacağı yer cennettir” âyetini düşündüm; Kur’ân-ı Kerîm’in hak ve sadık olduğuna inandım. Ben de, nefsimin kötü arzularına muhalefet etmek için çalıştım, onu terbiye etmek için kolları sıvadım; nefsim, Allahu Teâlâ’ya itaate razı olana ve O’na boyun eğene kadar buna devam ettim. Üçüncü fayda: Gördüm ki, bütün insanlar dünya malı toplamak için çırpınıyorlar, sonra da onu ellerinde tutmak için çaba sarf ediyorlar. Ben yüce Allah’ın: “Sizin yanınızdaki (dünya malı) tükenir, Allah
Din
HAKİKAT YOLCUSUNA GEREKEN DÖRT ŞEY Hakikat yolcusuna gereken dört şey vardır; bunlar: 1- Sahih itikad. Bu, içinde bidat (yanlış, bozuk inanç) bulunmayan bir itikaddır. 2- Nasuh tövbesi. Bu, peşinden bir günah zilletine düşülmeyen samimi tövbedir. 3- Hak sahiplerini razı etmek. Öyle ki, sende kimsenin bir alacağı kalmamalı; sende alacağı ve hesabı olan herkesle helâlleşmelisin. 4- Allahu Teâlâ’nın emirlerini yerine getirebilecek kadar din bilgisi. Sonra da seni kurtaracak kadar âhiret ilmi.
Din