Dörtlünün emanetçisi

Dörtlünün emanetçisi
@Kitapsever1814
Yazılarımı, özetlerimi ilim sahibi değil talepkârı olan biri olduğunu bilerek ve "Allah alıntı yaptığım kişiden aile ve neslinden razı olsun" duasını ekleyerek - başka mecralarda paylaşmak üzerede- alabilirsiniz :) :)
İçimde iki adam var; sürekli kavga eden... İşin kötüsü, hangisi kazanırsa kazansın, dayağı yiyen hep ben oluyorum... Serdar Tuncer
Din
Reklam
İnceleme değil özettir.
Puan vermedi·595 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
·
205 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2020 01:02
Neler öğrendik?  İLK ÖNCE: İHLAS VE  NİYETTEN başladık. Bu bölümdeki hadisi şeriflerle anladık ki: - eğer niyetimiz samimi değilse ve yaptığımız işte İhlas yoksa elimize hiçbir şey geçmeyecek..  Ama  diğer taraftan da anladık ki: niyetimiz hayır olsa ama amel olarak dökülemese bile elimize sevap olarak geçecek.  -kalbimizi sürekli kontrol etmemiz gerektiğini ve bir işe başlarken ki niyetlerimi, işe başladıktan sonra bile sürekli sabit tutmak için elimizden geleni yapmamız gerektiğini öğrendik. İKİNCİ BÖLÜMTÖVBE idi. -Tövbe kısmında öğrendik ki: gerçek bir tövbe için : yaptığımız şeyi önce terk edeceğiz. Sonra ondan pişman olacağız ve bir daha asla yapmamaya karar vereceğiz.  Hatta ve hatta biz de o işi anımsatacak yerlerden, olaylardan, sözlerden bile uzak kalacağız. -Ve öğrendik ki Efendimiz bile Günde 70 yahut 100 defa tövbe ediyormuş.  Bizde günlük istiğfar saygılarımızı arttıracağız ve ihmal etmeyeceğiz.  Ayrıca İhlas da yapılan bir tövbenin bütün geçmişi kapatacağını da öğrendik. -Tövbe kısmında beni en çok etkileyen olaylardan biri Kab Bin Malik ve onun hakkında Tevbe suresinin ayetlerinin inmeseydi. 
Din
Riyazü's Salihin 1. Ciltİmam Nevevi · Erkam Yayınları · 20102,118 okunma
Puan vermedi·595 syf.··
Beğendi
·
205 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2020 01:02
·
2020 24. kitabı
İmam Nevevi
9.8/10 · 2.118 okunma
Cenneti anlamaya hayaller yeter mi? Ebû Hureyre (ra) aktarıyor, diyor ki: “Resulullah’ın etrafında oturmuştuk, Allah Resulü (sas) bize Cennet’ten bahsediyordu. Bir ara dedi ki:  “Bir adam cennette ziraat yapmak için Rabbinden izin isteyecek. Rabbi ona diyecek ki: ‘Sen arzuladığın hâl üzerine değil misin?’ O da şöyle diyecek: ‘Evet. Fakat ben ziraatı seviyorum.’ diyecek. Ona izin verilecek, hemen tohum ekecek bir anda ekin verecek, büyüyecek, harmanı yapılıp, dağlar gibi mahsul yığılacak… Rab Teâla ona: “Ey Âdemoğlu! Senin gözün doymaz ama al bakalım bunu buyuracak…” Ebû Hureyre diyor ki, biraz sessizlik oldu, herkes sevindi, ama sonra Âdemoğlu’nun kanaatsizliği üzerinde tefekkür oluştu. Tam esnada bir Bedevi dedi ki: “Ya Resulullah! O cennette ziraat isteyen kişi ya Kureyş’tendir, yada Ensar’dandır. Çünkü onlar çiftçidir. Biz değiliz, ben olsam Cennet’te yan gelip yatmayı isterim, ne işim var, ziraatla uğraşmaya!” dedi. Ebû Hureyre diyor ki: “Bu sözler, öyle bir Resulullah’ın hoşuna gitti ki, azı dişleri görünene kadar güldü, o güldü, bizde güldük!”  (Buhari, Tevhid, 38) ~~~~~~~~~~~~ “Ya Resulullah! Cennet’te kılıç var mı?” Efendimiz (sas): “Evet, var dedi ve başladı Cennet kılıçlarını vasfetmeye!” Bir diğeri bu sefer: “Ya Resulullah! Cennette at var mı?” diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da: “Allah Teâla seni cennete koyduğu takdirde, kızıl yakuttan bir at üzerinde orada dolaşmak isteyecek olsan, o seni istediğin her yere uçuracaktır.” buyurdular. Bunun üzerine diğer biri de: “Ya Resulullah! Peki, Cennette deve var mı?” diye sordu.  Efendimiz (sas) baktı ki soruların ardı arkası kesilmeyecek, bunun üzerine dedi ki: “Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.” (Tirmizi, Cennet, 11) ~~~~~~~ “… Orada
Din
Huzeyfetü’l-Yemânî (ra) diyor ki: “Resulullah’ın ashabı, O’na ‘hep en hayırlı amel nedir?’ diye sorarlardı. Ben ise Efendimiz’e hep "en şerli amel nedir?" diye sordum. Çünkü hayır bellidir. Biz şerleri öğrenip ondan geri durmak zorundaydık. Bundan dolayı ben hep şer olanları Efendimiz’den sordum. “Sakın şahsiyetsiz insanlardan olmayın! İnsanlar iyi olur, iyilik yaparlarsa, biz de iyi olur, iyilik yaparız; yok onlar zulmederlerse biz de zulmederiz” diyen şahsiyetsizlerden olmayın. Aksine siz kendinizi, insanlar iyi olurlarsa iyi olmaya, kötü olurlarsa, kötü/zalim olmamaya alıştırın/zorlayın!” (Tirmizî, Birr, 62; Hatîb Tebrîzî, Mişkatü’l-Mesâbîh, III, 1418) Hz. Peygamber (sas) kime şahsiyetsiz insan diyor? 1. Yapılan iyiliğe iyilikle, kötülüğe kötülük ile karşılık verene! 2. Yaptığı işleri selim bir niyet ile Allah (cc) için değil, başka amaçlarla yapana! 3. ‘Herkese seninleyim’ diyerek, hakikatin yanında yer almayana! 4. Taassubu, taklitçiliği ve tecessüsü ahlak olarak edinene! 5. Değersiz olanı değerli ile yüce olanı basit olan ile değiştirene! ~~~~~~~~~~~~~~ Bir gün Abdullah b. Mes’ûd (ra), “Her hangi biriniz sakın imme’a olmasın!” deyince, “imme’a nedir?” diye sormuşlar. O da demiş ki: “Biz cahiliyye devrinde (İslâm öncesinde), çağırılmadığı halde davetlilerin arkasına takılıp ziyafete giden asalaklara “imme’a” derdik. Ama bugün imme’a; dinini, imanını insanların anlayışlarının peşine takan, delil, burhan aramaksızın körü körüne onlara tabi olan yani taassup ve taklitçilik yapan, birde onun bunun özel hayatını merak eden yani tecessüs yapan kişidir.”
Din