Kur’an, Cennet’in kapılarını, kokularını, renklerini, kapıların görevli meleklerini, hizmetçilerini, nehirlerini, pınarlarını, iklimlerini, bahçelerini, ağaçlarını, gölgeliklerini, yiyeceklerini, içeceklerini, giysilerini, takılarını, eşlerini, hurilerini, yastıklarını, döşeklerini, halılarını, köşklerini, saraylarını ve daha neler neleri anlatır…
~~~~~~~
Cennet, “örtmek ve gizlemek” anlamındaki cenn kökünden gelen isimdir. Cenn kökünün temel manası budur. Cenin, Cin, Cünnet, Cân hep bu kökten gelen kelimelerdir.
Cennet’te, bitki ve ağaçları ile toprağı örtüp, gizlediği için bu adı almıştır.
~~~~~
Kur’an-ı Kerîm’de müfred, tesniye ve cemi şekilleriyle 147 defa geçen cennet kelimesi, yirmi beş yerde dünyadaki bağ bahçe, altı yerde Hz. Âdem ile Hz. Havvâ’nın kaldığı yeri ifade eden mekân, bir yerde Hz. Peygamber’in, yanında Cebrâil’i gördüğü sidretü’l-müntehânın civarında bulunan me’vâ cenneti (Necm 53/13-15), diğer yerlerde de âhiret cenneti anlamında kullanılmıştır.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Kur’an-ı Kerim’de geçen Cennet’in isimlerinin bir miktarı şunlardır:
Cennetü’l-Huld/İçinde ebedi kalınacak mekân (Furkan, 25/15)
Cennetü’l-Me’vâ/Sığınılacak, yerleşilecek güzel yer (Secde, 32/19)
Cennâtü Adn/İkamet edilecek cennetler (Beyyine, 98/7-8)
Cennetü’l-Firdevs/Bağlarla donatılmış bahçe (Kehf, 18/107)
Cennetü’n-Naîm/ Mutluluklarla/nimetlerle dolu cennetler (Mutaffifîn, 83/22)
Cennetü’n-Aliyeh/ Yüksek ve ulu cennet (Gaşiye, 88/10)
Makâm-ı Emîn/Emin bir makam (Duhân, 44/51-52)