Murat Birsel bu kitap için "Bu haftasonu bu kitabı okuyun, pazartesi hayata yeni -ve daha iyi- bir insan olarak başlayın." demiş. Bu söz üzerine benim diyecek pek bir şeyim kalmıyor çünkü kitapla ilgili içimdeki tüm hislere tercüman oldu bu cümle. Kitabın herhangi bir sayfasını açıyorum ve karşıma üzerinde saatlerce düşünebileceğim bir cümle çıkıyor. Kitabın konusundan da kısaca bahsedeyim. Avustralya'nın kavurucu çöllerini bir grup Aborijinle(yazar onlardan Gerçek İnsanlar diye bahsediyor)geçen Amerikalı bir kadının (onu ve modern insanlar olan bizleri mutant olarak nitelendiriyor yazar) ruhsal evrimini anlatıyor yazarımız. Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap ve herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
Jules Verne den muhteşem bir klasik. Akıcı dili ile çabucak bitti kitap. Jules Verne gerçekten harika bir yazar. Yıllar önce onun sayesinde kitap okuma alışkanlığım gelişmişti. Maalesef günümüzde klasikler yaşıtlarıma pek hitap etmiyor.
Kafa dağıtmak , eğlenmek , biraz gülmek için ideal bir kitap.
İçindeki çizimler ve mizahi anlatımıyla nasıl bittiğini anlamıyorsunuz.
Canınız sıkılıyorsa okuyabileceğiniz en iyi seri Saftirik bence.
Çok beğenilen bir kitap olunca ben de büyük umutlarla başlamıştım ama sanırım fantastik kurgu bana göre değilmiş bir kez daha anladım. Zaten filmi de pek ilgimi çekmemişti. Belki başka bir zaman tekrar denemeliyim.
Kitap, Kelebek ile Keman ın devam niteliğinde bir kitap. Günümüz hikayesinde yine Sera ve Williams var. Geçmiş zamanda ise bu kez bize Kaja eşlik ediyor. Ama sanki iki kitap aynı yazarın elinden çıkma değil. Kitapların tek benzer noktası (ortak noktası değil) yine aynı kapalı anlatımın kullanılmasıydı. Kelebek ile Keman'dan sonra bu kitabı çok büyük bir hevesle almıştım ama ilk kitabın çok altında kaldı. Olaylar ilk kitaptaki kadar sarmadı beni. Günümüz zamanında Sera ve Williams ın başlarına gelen olayları hiç anlamadım. Yaşadıkları ve yaptıkları şeyler hiç de bağlantılı değildi. Geçmiş zamanda ise olaylar çok yavaş gelişti ve bir anda noktalandı. Ayrıca ilk kitaptaki karakterlerde fazlasıyla hissettiğim inanç duygusunu bu kitapta fazla hissetmedim. Kaja toplama kampına gönderildiğinde belki kitap beni sarar diye umdum ama o bile kitabın çok sonlarına doğruydu ve düşündüğüm kadar etkileyici değildi. Kitabın sonu bile tamamlanmamış gibiydi. Birçok şey havada kaldı benim açımdan. Belki de bu kitabı Kelebek ile Keman dan önce okusam daha farklı düşünürdüm ama iki kitabı kıyaslayınca bu kitap gerçekten çok altta kaldı.