Bilge S.

Bilge S.
@Kitapseverlerle
Cümlelere saklanan duyguları arayan bir okuyucu…
Şirazlı Sadi’nin insanı nasıl tarif ettiğini not ettim defterime: “Yek Katre-i hunest ve hezar endişe”, yani “Bir damla kan ve bin endişe.”
Sayfa 186·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayatın tek gerçek yanı kurgudur.
8/10
·330 syf.··
2023 1. kitabı
Kardeşimin Hikâyesi, bir cinayet romanı gibi başlıyor ama aslında insanın kendi karanlığını anlatıyor. Kısa, akıcı, vurucu ve beklenmedik biçimde felsefi bir metin. “Hayatın tek gerçek yanı kurgudur.” Livaneli bu romanda tam olarak bunu anlatıyor: İnsan yaşadığını sanır ama aslında kendine sürekli hikâyeler uydurur. Ne kadarının gerçek, ne kadarının kaçış olduğunu kimse bilmez. Kitap, insanın kendini ve başkasını tanıyamayışını çok sade ama acı bir dille gösteriyor. En yakınlarımız bile bize tam gerçeği anlatmaz; herkes kendi yarasını gizleyerek konuşur. Belki de kitapta bu yüzden hayatı anlamanın tek yolu edebiyattır, diyor. Roman boyunca en çok şunu düşündüm: İnsan bedensel çürümeden korkar ama ruhunun çok daha önce çürüdüğünü görmez. Mutluluğun unutmakla mümkün olduğunu, bilginin ise bazen ağır bir yük olduğunu anımsatıyor Livaneli. Gerçekle kurgu arasındaki çizgiyi merak eden herkese öneririm.
1000Kitap
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,6bin okunma
“Sonunda bile beklemeye değen şeyler vardır.”
Alıntı
Tatar Çölü
İnsanın tek başına olduğu ve hiç kimseyle konuşamadığı zaman bir şeye inanması çok zordur. İşte tam da o dönemde Drogo insanların her zaman birbirlerinden uzakta olduklarını fark etti. Birisi acı çektiğinde acısı sadece kendisine ait oluyor. Hiç kimse o acıyı birazcık olsun dindiremiyordu. Bir insan acı çektiğinde duydukları sevgi ne denli büyük olursa olsun diğerlerinin bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdaki yalnızlığı işte bu durumu oluşturduğunu fark etti.
Sayfa 193·Kitabı okudu
Alıntı
Hepimiz elbette hayatımızın bir döneminde Drogo olmuşuzdur
10/10
·232 syf.··
2025 1. kitabı
Hepimiz elbette hayatımızın bir döneminde Drogo olmuşuzdur… Tatar Çölü, bana göre bir kaleden çok insanın kendi hayatına doğru yaptığı uzun ve ağır bir yolculuk. Drogo’nun bekleyişi, sadece düşmanı beklemek değil; insanın kendi kaderini beklemesi gibi bir şeydi. “Az kaldı” denilen yol hiç bitmiyor; günler kısalıyor, umutlar ise hep biraz ilerde kalıyordu. Kitap boyunca en çok hissettiğim şey yalnızlık oldu. Bunun en iyi örneği şarkı söyleyen askerin aslında bir dağ yankısı olması gibi… Bazen yakın sandığımız insanlar da aslında uzakta, kendi dillerinde yaşıyorlar. Buzzati zamanın sessiz gücünü çok iyi göstermiş. “22 ay”ın bile bir insanın hayatını doğurup öldürebilecek kadar uzun olduğunu okuyunca, Drogo’nun neden yavaş yavaş çürüdüğünü anlıyorsun. Beklemek, çoğu zaman yaşamaktan daha çok tüketiyor insanı. Drogo’nun arkadaşlarını kendinden daha “değerli” görmesi, romanın en acı yüzleşmesiydi benim için. Ve ne acı ki kitap bana şunu düşündürdü: Acı daima kişiseldir. Ne kadar sevsen de kimse kimsenin acısını taşıyamıyor. İnsan yalnızlığını en çok burada hissediyor. Sonuç olarak Tatar Çölü, bana “hayatın kendini bekleyerek tüketme hâlini” hatırlattı. Drogo’nun trajedisi düşmanın gelmemesi değil, beklerken kendi ömrünü kaçırması oldu.
1000Kitap
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma