Pazartesi günleri ayakların geri geri gittiği, cuma günleri öğrencilerin özgürlüğüne kavuşan mahpuslar gibi koşar adımlarla terk ettiği okul binaları... Kar tatili olsun diye sosyal medyadan valilere tweet atan, okula gitmemek için türlü bahaneler bulan çocuklar, sabahları karnı ağrıyan mini mini birler... Sevdiremedik okulu çocuklara, neden sevdiremediğimiz ise kendi okul yaşantımız içinde saklı bir parça.
Ailelerimizden sevgi görme konusunda oldukça yoksun bir kuşağız.
"İnsanoğlu, Pandora'nın kutudan çıkmalarına izin verdiği kötülükleri kapatmak amacıyla yaptığı kutularda hapsolmuş durumdadır.
Okulsuz Toplum, Ivan Illich
Sistem kendi başına araştıran, merak ettiği konuda kendini geliştiren öğrencileri de ortalamaya çekiyor ve öğütüyordu.
Okul öncesi de dahil, üniversite başlayana kadar devam eden on üç yıllık eğitim yolculuğu günümüzün otoyollarına benziyor. Tertemiz sorunsuz gibi görünüyor; girişi çıkışı, nerede mola vereceği belli, sürprizlere yer olmayan, dümdüz, upuzun bir yol. Oysa eğitim, ara yollara girince güzelleşiyor. Patikalar, dar ve zorlu yollar, içinden geçtiğiniz kasabalar, köyler, doğanın değişimini izleyerek… Aklınıza esince bir başka yola saptığınız, heyecanlı bir yolculuk. Nasıl ki özgürleştirmeyen eğitim aptallaştırıyorsa derinleştirmeyen eğitim de vasat hale geliyor.