Aynı odada bulunan üç ayrı kişiden, biri mutlu, biri kederli, diğeri de korku içindeyse, bu insanlardan her biri, aslında farklı odalarda bulunmaktadır....
Herkes kendi kainatının başrol oyuncusudur.
Cadı,
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Tuhaf Eserler Külliyatı içinde yer alan ikinci romanı. Serinin ilk kitabı olan Gulyabani , okur için daha tanıdık gelirken, Cadı çok daha eleştireldi
Bu romanda Gürpınar, “ruh” kavramını merkeze alarak batıl inanışları, metafizik korkuları ve toplumun bu korkular üzerinden nasıl yönlendirildiğini sorguluyor. İlk bakışta sade bir hikâye gibi görünse de, metnin içine yerleştirilmiş felsefi tartışmalar, toplumsal ve siyasal göndermeler eseri basit olmaktan çıkarıyor.
Yazar, toplumda fizik ötesi olaylar olarak anlatılan birçok durumun, derinine inildiğinde aslında mantıklı açıklamalarının bulunabileceği fikrini güçlü biçimde hissettiriyor. Ben de bu bakış açısına yakın olduğum için, roman boyunca olayların arkasındaki gerçeğin nasıl çözüleceğini merakla bekledim.
Dili yormayan, anlaşılır ve akıcı. Yer yer verilen çeşitli örneklerle düşünceler desteklenmiş. Cadı, mesajını doğrudan veren ve toplumu eleştirmekten çekinmeyen bir roman.
Sonuç olarak, merak duygusunu diri tutan, inanış–akıl çatışmasını merkeze alan etkileyici bir okuma deneyimi oldu
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma