Mustafa Sağlam

İneklerin sütü bizim için akmıyor ama biz içiyoruz. Çiçekler biz bakalım ya da koklayalım diye yapılmamış, yine de bakıyor ve kokluyoruz onları. Samanyolu biz varlığını bilelim diye yok ama biliyoruz onu. Ve Tanrı'yı biliyoruz. O'nda ihtiyaç duyduğumuzu ortaya çıkarıyoruz. (Tanrı dediğim ne bilmiyorum ama böyle denebilir.)
Sayfa 147 - Monokl Yayınları·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Çünkü artık bir idealin somutlaşmasını bile istemiyorum, istediğim sadece bir tohum olmak. O tohumdan, idealler yeniden doğacak olsa bile, ya gerçek olanlar, bir yolun başlangıcı olan, ya hissediyor olabilir miyim? Çünkü bir milimlik fark bile çok ve o da sahteleri, birikimlerden ibaret olan. Hissetmek istediğim şeyi milimetrelik alan beni gerçekte kurtarabilir ya da gördüğüm her şeyi yeniden kaybetmeme neden olabilir. Tehlikeli bu. İnsanoğlu hissettiği şeyi över durur. Bu da en az hissettiğini lanetlemek kadar tehlikeli.
Sayfa 131 - Monokl Yayınları·Kitabı okudu
Nasıl tahmin edebilirdim ki? insanın acı çekerken de kahkaha attığını bilmeseydim. İnsanın böyle acı çekebileceğini bilmiyordum. İşte o zaman en derindeki acı mutluluğumu çağırdım.
Sayfa 130 - Monokl Yayınları·Kitabı okudu

Mustafa Sağlam

, bir kitap okudu
10/10
·177 syf.·
Beğendi
·
11 günde okudu
·
2026 14. kitabı
Clarice Lispector
8.3/10 · 188 okunma
Görmenin cazibesine kapılmıştım, bilmenin ve hissetmenin cazibesine. Büyüklüğüm, Tanrı'nın büyüklüğünü ararken cehennemin büyüklüğüne götürmüştü beni. Şeytani bir sevinç kasılması dışında Onun düzenlemesini anlayamamıştım.
Sayfa 126 - Monokl Yayınları·Kitabı okudu