Sevgili Nihan Kaya, okumayı en çok sevdiğim yazarlardan biri.
Ben Nihan Kaya okumalarımı kendi içimde ikiye ayırıyorum. Anne olmadan önce onu okumak; çocukluk yaralarımı fark etmeyi, anlamayı ve onarmayı öğrenmekti benim için. Anne olduktan sonra ise Nihan Kaya okumak, ebeveynlik yolculuğumda yoluma ışık tutan bir rehberliğe dönüştü.
Kitaplarını çok severek okuyorum. Yazarlığına, birikimine, bakış açısına hayranım. Satır aralarından bile hissedilen o naifliği, iyi niyeti ve inceliği her seferinde beni yeniden etkiliyor.
Ve küçük bir okur itirafı:
Kütüphanemde Nihan Kaya kitapları, Virginia Woolf’larla aynı rafta durur.
Bu bilinçli bir edebi karşılaştırma mı, yoksa tamamen duygusal bir okur refleksi mi bilmiyorum…
Ama belli ki zihnimde ikisi de “başka bir yere” ait.
Erteleme kitabı da diğer eserleri gibi, bizi yine çocukluğumuza götürüyor.
Ertelemenin yalnızca tembellik değil; çoğu zaman çocuklukta oluşmuş yaraların bir yansıması olduğunu hatırlatıyor. Anlamaya, yüzleşmeye ve onarmaya alan açıyor. İnanıyorum ki pek çoğumuzun hayatına temas edecek bir kitap.
Nihan Kaya’yı ve bu kitabını, her zamanki gibi, gönül rahatlığıyla öneririm. ErtelemeNihan Kaya
Uzunca bir aradan sonra, Charissa Weaks’a ait Muhafız Cadılar Serisi’nin ilk kitabı Cadı Toplayıcısı’nı okudum. Charissa Weaks, Cadı Toplayıcısı ile fantastik dünyalara dair hem büyüleyici hem de duygusal bir okuma deneyimi sunuyor. Raina Bloodgood’un cesareti ve kararlılığı, Alexus Thibault’in gizemiyle birleştiğinde, hikaye hem romantizm hem de tehlike dolu bir atmosfer kazanıyor. Weaks’in dili akıcı ve detaylara verdiği önem, okurun karakterlerin dünyasına tamamen dalmasını sağlıyor. Kitapta sihir, entrika ve gençlik temaları dengeli bir şekilde işlenmiş. Özellikle Raina’nın kendi sınırlarını keşfetme süreci ve Alexus’un geçmişinin sırları, kitabın dramatik yapısını güçlendiriyor.
Okurken hissettiğim, sadece bir macerayı takip etmek değil; aynı zamanda karakterlerin duygusal dünyalarına tanık olmak oldu. Kitap için beğenmedim yorumunda bulunmak istemiyorum ama serinin devamı için büyük bir merak ve heyecan da hissedemedim. Fantastik tür okumaktan çok keyif aldığım bir tür olsa da bu kitap özelinde mutlaka okumalısınız diyemiyorum.
Okuyanlar ve merak edenleriniz varsa yorumlarda paylaşalım
Cadı ToplayıcısıCharissa Weaks
Serinin ilk kitabı Karanlık Cadı’yı büyük keyifle okumuş ve Laurie Forest’in yarattığı büyülü evrenden kopamamıştım. Şimdi ise serinin ikinci kitabı Demir Çiçek bitti ve duygularım darmadağın. Lucas Grey’in hangi tarafta olduğu hala büyük bir soru işareti, karakterine dair merakım her sayfada biraz daha arttı. Ama sanırım be Lucas’a güveniyorum.
Bu kitapta beni en çok zorlayan kısım kayıplar oldu. Özellikle Ariel’in ölümü kalbime oturdu. Onun hikayesi, cesareti ve bağlılığı beni derinden etkiledi.
Seri gitgide derinleşiyor, karakterler büyüyor, olaylar sertleşiyor. Ve en üzücüsü devam kitaplarının henüz Türkçe’ye çevrilmemiş olması. Bu maceradan kopmak hiç istemesem de mecburi bir bekleyiş dönemi başladı.
Demir ÇiçekLaurie Forest
Türk tarihi, sadece savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerden ibaret değil; aynı zamanda inanç, töre, cesaret, yiğitlik ile şekillenmiş bir yolculuktur. Her milletin kalbinde zamana meydan okuyan efsaneler saklıdır, Türklerin efsaneleri ise, bazen Dede Korkut'un sözlerinde, bazen Göktürk Kitabelerinde, bazen Oğuz Kağan'ın izinde yeniden doğar. " Böke Alamut'un Fethi ", işte tam da böyle yeniden doğuşlardan biri.
Roma'nın merkezinde yer alan üç yiğit, Böke, Yesuder ve Bagatur... Onlar sadece birer savaşçı değiller, onların şahsında nice Orta Asya efsanelerindeki Türk savaşçıları görmek mümkün.
Tarihin en çok merak edilen dönüm noktalarından biri olan Alamut'un Fethi, yalnızca bir fetih ve savaş hikayesi olarak değil, adalet, inanç, cesaret, dostluk ve ihaneti iç içe işleyen bir insanlık destanı olarak anlatılıyor. Satır aralarında, Türklerin azmini, töreye bağlılığını, adaletini görmek mümkün. Çağlayan Yılmaz tarihi gerçekler ile kurguyu harmanlayarak, hem köklerimizi hatırlatıyor, hem de destansı, sürükleyici olay örgüsü ile ilk sayfadan son sayfaya kadar heyecanımızı körüklüyor.
Türk mitolojisinin zengin sembollerini, kadim Türk tarihinin izlerini ve kahramanlık ruhunu bir arada bulabileceğiniz çok sürükleyici bir eser. Sadece tarihi bir anlatı değil, aynı zamanda Türk ruhunun edebi bir yansıması. Çok beğenerek, keyifle okuduğum eseri mutlaka sizlerin de okumanızı tavsiye ederim. BökeÇağlayan Yılmaz